Bu tür zirvelerde adet olduğu üzere “aile fotoğrafı” çekildi, birlik beraberlik mesajları verildi. Ama tecrübe ile sabittir ki, bu zirvelerden sonra yayımlanan “birlik, beraberlik” bildirileri, gerçek çıkarların çatışması ile kısa sürede göz ardı edilir. NATO’nun “5. maddesine sadığız, birimize yapılan saldırı hepimize yapılmış sayılır” dendi, ama bir NATO üyesinin topraklarına diğer NATO üyesinin göz dikmesine -Grönland- karşı ne yapılacağı açıkta kaldı! İspanya ticaret ambargosu ile tehdit edildi. NATO 3.0 çatlakların ve çelişkilerin su yüzüne çıkması ile gündeme gelmişti. ABD için büyük lokma olan Çin’e karşı politika ve Avrupa’nın silahlanma atağı, bu silahlanmanın çoğunun ABD’den alınacak silahlarla sağlanması için yapılan atak, ABD ile Avrupa’nın tayin edici devletleri arasındaki çatlakları ve çelişkileri daha da derinleştirecek ve sertleştirecektir. Zaten NATO 3.0’ın ortaya atılması da bu gelişmelerin ürünüdür ve birlik ve beraberliği değil, şimdilik zorunlu olarak kabullenilen farklılıkların sineye çekilmiş olduğunu ifade etmektedir. Sadece zirve sırasında ise 50 milyar doları aşan silah alımları, silah tekellerinin kasasına aktı.