Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından alınan Özgür Özel, aynı kararla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na kurultay kararı almaya çağırdı.

Meclis’te grup toplantısında konuşan Özel, kurultay talepli delege imzalarına rağmen “Sorduk, kurultay yapamıyoruz” gibi yaklaşımla karşı karşıya olduklarını söyledi.
Özel, Kılıçdaroğlu yönetimine “Tedbir kararı var, kurultaya gidemeyiz” söylemine karşı seçim hukukunda uzman 34 profesörün görüşünü yolladıklarını, o isimlerin “Derhal kurultay yapılmalı” dediğini aktardı.
Özel özetle şunları söyledi:
* Geçen hafta 74 il başkanımız, 81 ilden gelen delege imzalarımızı CHP’nin butlan yönetimindeki genel merkezine götürdüler. 1004 delegemizin iradelerini temsil eden ıslak imzaları götürdüler. İstanbul’u, şunu, bunu düşelim; 833 resmiyet kazandığını söyledikleri imza teslim edildi. O günden bu yana kurultayı bekliyoruz.
‘Kurultay yapamıyoruz’ yaklaşımıyla karşı karşıyız’
* “Tedbir var, bu kurultayı değil normalini yaparız”, “Biraz inceler sonra söyleriz” gibi partililerimizin tahammül edemediği… Delege imzasını alıp ilçe seçim kuruluna bildirmek görev… Ondan sonrasını ilçe seçim kurulu söyleyecek. Ama bununla ilgili bir sürü zorluk çıkarmak esas niyetin, hani “Kurultay yapabilsek hemen yaparız” sözü samimi olsa, kurultayı yaptırmayan iradeye karşı bütün halinde mücadele vermek varken, “Sorduk, kurultay yapamıyoruz” gibi yaklaşımla karşı karşıyayız.
‘İmzaları teslim ettik, ibretle izliyoruz’
* Kendilerine imzalarla birlikte koca bir dosya teslim ettik. O dosyada Türkiye’de kamu ve seçim hukuku alanında önde gelen 34 profesör ve doçentin, ki aralarında Fahri Bakırcı, Metin Günday, Murat Sevinç, Fazıl Saylam, Güçlü Akyürek, İbrahim Kaboğlu, Necmi Yüzbaşıoğlu, Süheyl Batum ve Tolga Şirin’in de olduğu bir metin yayınlandı. Bu metinde tedbir kararının kurultaya engel olmadığı aksine hızlı bir kurultayı gerektirdiği söylendi. Ayrıca resmi bir mütalaa verdiler. Onu da genel merkeze yolladık. “Derhal kurultay yapılmalı” dediler. Türkiye’de aksini savunan, sözü güvenilir tek hukukçu yok. Ama maalesef buna rağmen imzaları elde tutmaya çalışan bir tutum var. Bunu ibretle izliyoruz.
‘Kemal bey salonda oturuyor, alkışlıyordu’
* Çok basit bir hesap; o gün (CHP 38’inci Olağan Kurultayı’nda) Kemal beye oy vermiş arkadaşlardan yaklaşık 522 tanesi “Kurultay yapılsın” diye imza verdi. Biz bu arkadaşları çağırıp “6 Nisan’da (CHP 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nda) bir daha oy kullanın” dedik. O gün 1171 geçerli oyların tamamını vererek iradelerini ortaya koydular. O gün Kemal bey salonda oturuyor, kapanışta çoşkuyu ayakta alkışlıyordu.
‘Parti, bu ayıptan derhal kurtarılmalı’
* Bu ülkeye sandığı, demokrasiyi getirmiş, bu ülkeyi yeniden demokrasiye taşımayı vadeden bir partinin bu ayıptan derhal ama derhal kurtarılması lazımdır. Bunu bir tarihi çağrı olarak iki milyon üyemiz, gençlerimizin umutları, bu ülkede yaşamından memnun olmayan, iktidarı değiştirmek isteyen herkes adına, her yönüyle, hocaların görüşü, delegelerin imzasıyla, sokağın öfkesi, inancı, kararlığıyla ama bu partinin bir evladı olarak Kemal (Kılıçdaroğlu) beye bugün bu tarihi kararı almaya, ülkeyi ve partiyi bu cenderenin içinde daha fazla tutmaya davet ediyorum.
‘Bu kürsüye milleten aldığım yetkiyle geldim’
* Zor zamanlardan geçiyor, teslim olmuyoruz. Bir ışığa, umuda doğru yürüyoruz. Bugün o umudu bu salonda değerli büyüklerimin, kardeşlerimin, evlatlarımın gözünde görüyorum. Ama umut yalnız burada değil, umut sokakta. O umudu sokakta, ilçelerde, gençlerin direncinde gördüm. Kimse unutmasın ki atanmışlar kendilerini atayanlardan talimat alırlar. Ama seçilmişler talimatı, görevi millet alırlar. Ben bugün bu kürsüye milletten, köyünden, sokağından, kahvesinden aldığım yetkiyle geldim.
CHP Grup Toplantısı / TBMM #Canlı
— ANKA Haber Ajansı (@ankahabera) June 23, 2026
https://t.co/xxQLeS1y65