Zeynep Türker: Kentsel dönüşüm aynı zamanda bir güvence mimarisi projesi olarak değerlendirilmeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kentsel dönüşüm aynı zamanda bir risk yönetimi ve gü­vence mimarisi projesi olarak değer­lendirilmeli.

Bugün tabloya baktığımızda, mü­teahhidin projeyi tamamlayamama­sı riskine karşı bina tamamlama si­gortası (BTS) veya banka teminatı; inşaat sürecinde İnşaat All Risks ve sorumluluk sigortaları; teslim son­rasında ise zorunlu deprem sigorta­sı (ZDS) ve konut sigortaları devreye giriyor.

Bu çözümler tek tek mevcut, ancak asıl önemli olan bunların bir güvence zinciri olarak birlikte çalışıp çalışmadığı.

İstanbul ve Marmara gibi yüksek deprem riski taşıyan bir bölgede, kentsel dönüşümün inşaat ve finans­manla birlikte, sigorta ve risk yöneti­mini birlikte ele alması gerekiyor.

Çünkü protection gap yani koru­ma açığı tam da burada ortaya çıkı­yor. Yıkımdan başlayan, deprem, sel gibi afetlerden inşaat esnasındaki risklere, yarım kalma ihtimalinden üçüncü kişilere verilebilecek zarar­lara, DASK ve konut sigortalarının sürekliliğinden finansal güvencele­re kadar uzanan bu zincirin halkaları birlikte düşünülmediğinde, koruma açığı büyümeye devam ediyor.

Türk sigorta sektörü, reasürans kapasitesi, teknik bilgi birikimi ve uzman insan kaynağıyla bu dönü­şümün ihtiyaç duyacağı çözümleri üretebilecek yetkinliğe sahip. Asıl fırsat, bu kapasiteyi ve sigortanın riskleri görünür kılan denetleyici fonksiyonunu dönüşüm modelinin ayrılmaz bir parçası haline getire­bilmekte yatıyor.

Zeynep Türker’in yazısı