Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya sözleri nedeniyle yargılandığı davaya araç arızası gerekçesiyle götürülemedi.

25 Ekim 2022’de İmamoğlu’nun düzenlediği Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin 3’üncü etap açılış törenine katılan Yazıcı, kürsüde eski İBB başkanı Kadir Topbaş ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a teşekkür edince tepkiler yükselmişti.
Tepkilerin ardından İmamoğlu kürsüye çıkarak, “Arkadaşlar, o arkadaş (Yazıcı) burayı germeye gelmiş, bırakın. Sakin, nezaketsiz, bakın arkadaşlar müsaade edin. Bir sakin olun. Vatandaşlarımız buraya döner misiniz? Lütfen, lütfen… Bakın provokasyon devam ediyor. İlgilenmeyin, kötü söz sahibine aittir” demişti.
Anadolu başsavcılığı, Yazıcı’nın başvurusunu kabul ederek İmamoğlu’na dava açmış, İmamoğlu’nun iki yıl dört aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti.
ANKA’nın haberine göre hakim karşısına çıkarılması için Silivri’den sabah yola çıkan Ekrem İmamoğlu, aracı arızalandığı gerekçesiyle geri götürüldü. Duruşmaya SEGBİS’le bağlanan İmamoğlu tuvalete bile gidemediğini, psikolojik işkence gördüğünü vurguladı.
Hakim duruşmada şöyle konuştu: “Diğer tüm sanıklara yaptığımız gibi sizin de burada hazır edilmeniz için yazı yazdık. Getirilemeyeceğinize dair dün akşam bir yazı geldi. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüştüm, buna rağmen sabah getirilmeniz için hazırlık yapıldı ve araç arızalandığı için işlem yapılamadı.”
İmamoğlu’ysa şunları söyledi:
* 07.20’de koğuştan alındım ve 07.30’da cezaevinden çıkarıldım.
* Ne olduğunu sordum. Bana bilgi bile verilmedi. Daha sonra aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi. Ben de “Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?” dedim.
‘Araç arızalıysa neden geri dönüyorsunuz?’
* “60 kilometre yol geldiniz. Kalan mesafe belli. Araç arızalıysa neden geri dönüyorsunuz? Arızalı bir araç neden tekrar yola çıkarılıyor?” diye sordum. Bana, “Araç arızalı, geri dönmemiz gerekiyor” denildi. Ben de bunun yanlış olduğunu söyledim.
* Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin dedim. Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler.
‘Tezgah kurulmuş’
* İçerde sayın müdür bey bana, “Duruşmanızın SEGBİS üzerinden yapılacağı bildirildiği için geri getirildiniz” dedi. Eğer durum buysa, o zaman bu işe asker neden alet edildi?
* Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur.
Hakim duruşmanın 11 Eylül’e ertelenmesine karar verdi.