İşsizlik oranı işsiz sayısının istihdam ve işsiz sayısının toplamı olarak tanımlanan işgücüne bölünerek hesaplanır. İstihdam azaldığında işsiz sayısı da azalıyorsa yani işgücü piyasasından çıkışlar sonucu iş arayan sayısı azalıyorsa, bu oran matematik olarak azalabilir. İlk üç ayda olan da budur. Bu gelişme, sevinmek bir yana ciddi endişe duyulması gereken bir durumdur.
Çalışabilir nüfusun (15+) ne kadarı istihdamda ise, emek verimliliği veri iken, o kadar çok mal ve hizmet üretilir. Gelişmiş ülkelerde istihdam oranı işsizlik düzeyine bağlı olarak yüzde 70 civarındadır.
Bizde ise özellikle kadın katılım oranının düşüklüğü nedeniyle yüzde 40’lardaydı ama artış vardı. Ancak son birkaç dönemdir istihdam oranında düşüş gözlemleniyor.
Zirve yaptığı 2024’ün ilk yarısında yüzde 49,5’e kadar yükselen istihdam oranı 1,5 yılda 0,7 puanlık kayıpla 2025’in son çeyreğinde yüzde 48,8’e inmişti. Takip eden üç ayda ise 0,5 puanlık kayıpla yüzde 48,3’e geriledi.
Türkiye işgücü piyasasında bir süredir gözlemlenen daralma yılın ilk üç ayında hızlanmıştır.
Bu olumsuzluğun nedenleri mutlaka araştırılmalıdır. Bir neden erken emeklilik olabilir. Bir diğer neden iş bulma ümidi olmayanların sayısındaki artış olabilir.