Atilla Özsever: Toplumdan yükselen sloganlar ne yapılması gerektiğini ortaya koyuyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Böyle bir süreçte ve baskı dönemlerinde tepki gösteren toplum kesimlerinin meydanlardaki “Faşizme karşı omuz omuza”, “Genel grev, genel direniş” sloganları ne yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Konu CHP’yi de aştığı için – ki bu parti sonuç itibariyle düzen sınırları içinde hareket edebilen bir partidir – o nedenle esas sorumluluğun toplumsal muhalefete, sınıf siyasetini savunan siyasal güçlere ait olduğu da ortadadır. İşçi sınıfının ve emek güçlerinin demokrasiyi savunmasıyla birlikte düzen değişikliği hedefiyle mücadelesi asıl olmaktadır.

Öte yandan mevcut Saray iktidarının, Cumhur İttifakı’nın bundan böyle demokratik koşullarda seçimleri kazanamayacağı bellidir. Demokratik sürece indirilen darbenin arkasında böyle bir faktör de yatmaktadır.

Derin bir yoksulluğun yaşandığı ülkemizde, toplumun büyük bir bölümü mevcut iktidarın bir an önce gitmesini istemektedir. Saray iktidarı da, ısrarla mevcudiyetini sürdürmek, kendi yarattığı zengin kesimi daha zengin edip sömürü koşullarını artırmak, emperyalist ABD ile işbirliğini korumak amacındadır.

Türkiye artık bir yol ayrımına girmiştir. Monarşik bir düzen özleyen, otoriter, faşizan bu rejime karşı tüm toplumsal muhalefet güçlerinin birleşik bir mücadele vermesi, nihayetinde emekçi bir cumhuriyetin kurulması için çaba göstermesi elzem gözüküyor.

Atilla Özsever’in yazısı