Mehmet Y. Yılmaz: Klasik içeriklere talep dikey içeriklere doğru yön değiştiriyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dikey diziler aslında yeni bir icat değil.

Çin ve Güney Kore’den başlayıp dünyaya yayılan bir konsept bu.

Özellikle Asya’da üretilenler daha çok yetişkinlere yönelik içerikleri ile öne çıkıyor.

Geçenlerde NY Times’ta okuduğum bir haber Çin’de işlerin iyice ilerlediğini, artık dikey dizilerin yapay zekayla üretilmeye başlandığını anlatıyordu.

Senaryosundan tutun, yönetmenine ve oyuncusuna kadar her şeyiyle yapay zeka ürünü bir dizi! Doğal olarak bu işten geçimini sağlayan oyuncular, senaristler ve yönetmenler isyan ediyorlardı.

Normal bir dizi ya da film çekiliyor gibi özenli ve pahalı prodüksiyonlar bunlar.

Aslına bakarsanız çok zor bir iş.

2 dakikalık bir bölümde her izleyiciyi telefon ekranında tutabilmek, hem gelişmekte olan bir olayı anlatmak hem de izleyiciyi bir sonraki bölüme hazırlamak gibi zor bir matematiği var.

Matematiğinin zorluğu ise büyük ölçüde izleyicinin “tahammülü” ile ilgili.

İzleyicinin cep telefonunda karşısına çıkan bir videoyu izlemeye devam edip etmeme kararını vermesi 1.5 ile 3 saniye arasında gerçekleşiyor.

2 dakikalık bir dikey dizi bölümünde izleyicinin ortalama ekranda kalma süresi 20-25 saniye civarında.

Ölçümler gösteriyor ki, klasik içeriklere olan talep tüm dünyada dikey içeriklere doğru yön değiştiriyor.

Mehmet Y. Yılmaz’ın yazısı