L. Doğan Tılıç: 吃苦 ya da çi kuu!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Başlıktaki sözcük “acı yemek” olarak çevirilebilir. Ama Çinliler bunu zorluklara, sıkıntılara, yoksunluğa ve acıya dayanabilmek; bunları sabırla ve dirençle göğüslemek anlamında bir deyim olarak da kullanıyor. Çin kültüründe bu, basitçe “katlanmak” değil. Kavramın; kişinin zor şartlara bilinçli şekilde dayanabilmesi, kısa vadeli rahatı feda ederek uzun vadeli başarı için çaba göstermesi ve bu süreçte karakterini geliştirmesiyle ilgili çok daha derin bir değeri var. Çinlilerin sabır, direnç ve uzun vadeli düşünme kültürünü yansıtan temel kavramlarından biri.

Galiba şimdi bize gereken de bu; hem dünyanın hem de memleketin “kural ötesi”liğine karşı “acı yemek” ama Çinliler gibi!

Trump Çin ziyaretini tamamladı. Çin’in ağırlığından olmalı, aslında Trump ilk kez Pekin’de bir devlet adamı gibi biraz ciddiydi. Bu yazıyı yazarken uçakta neler söylediğini henüz bilmiyorduk. Önce söylediği ise İran konusunda anlaştıkları, her şeyin harika olduğuydu: Çin İran’a silah yardımı yapmayacak, İran nükleer sahibi olamayacak, Hürmüz açılacak!

Çinlilerden Trump’a benzer açıklamalar beklememek lazım. Çin’in siyasal eylem ve söylemini belirleyen, onun yüzyıllara dayanan ve hanedanlıklardan Komünist Parti yönetimine taşınan derin kolektif deneyimleri, ABD’yle kıyaslanamayacak kadar uzun dönemleri kapsayan bir uygarlık hafızası.

O hafiza, Çinlileri şu üç tehlikeden korunmaya çağırıyor: Kibir, iç çürüme ve dış baskı! İlk ikisi tam da Trump’a yapışmış şeyler!

Çin’in uygarlık anatomisinin en belirleyici özelliklerinden biri de Batı’dan farklı zaman anlayışı. Zamanı doğrusal bir ilerleme olarak değil, döngüsel bir hareket olarak görmeleri.

Böyle olunca; yükseliş ve çöküş, refah ve zorluk istisna değil, tekrar eden doğal döngülerdir. Başkasına her şeyin sonu gibi görünen bir çöküş ya da zorluk anı, Çinli için nasıl yönetileceği ve içinden daha güçlü çıkmak için nasıl bir eylem çizgisi izleneceğinin düşünülmesi gereken zamandır!

Karşısında yenilmez gibi görünen süper gücün aslında çökmekte olduğunu, çökerken saldırganlaştığını bilir ancak onun gibi anlık tepkiler vermez!

Tamam, zor zamanlardan geçiyoruz. Hem dünya hem biz! Ama Çin’in yüzyıllara dayanan deneyimleri ve kültürüyle bugün olduğu yer de gösteriyor ki, “Öldük bittik” demek yok!

吃苦 ya da çi kuu! “Acı yiyeceğiz”, birlikte yürüyeceğiz ve çok daha güzel bir dünyaya ulaşacağız!

L. Doğan Tılıç’ın yazısı