Elli yıla yakındır, topluma ait malların yağmasına dayalı sermaye birikimi model alındığından beri yani, defalarca “Özel güzeldir” lafına maruz kaldık. Adeta beynimiz yıkandı.
Bu haksız algıyı güçlendirecek şekilde sermaye sınıfı bütçeyi kendi çıkarları için kullandıkça devletin sağlık, eğitim, kültür gibi alanlar için ayırdığı pay azalıyor, bu alanlar sermayenin ticaret ve ihale yoluyla sektörlerine dönüştürülüyordu. Sanayi, enerji, madencilik gibi alanlarda ise “verimsizliğin” aslında yaratılan bir yanılsama olduğu sonradan anlaşılacaktı.
Ancak özellikle son 20 yılda devlet aracılığıyla topluma ait olan her şey sermayeye devredilince ve devlete ait neredeyse hiçbir şey kalmayınca başımıza ne geldiği çok net bir şekilde ortaya çıktı.
Başımıza gelen basit bir nitelik veya verimlilik sorunu değildi. Özel sektör tarafından sunulan hizmetlerin hiç de nitelikli olmadığı, işin içine para kazanma motivasyonu girince yenidoğanların hileli şekilde yoğun bakımlara sevk edilmesi skandalına kadar ulaşıldığı net bir şekilde görüldü.
İşte şimdi zaman “Devletleştirme güzeldir” demek için çok uygun.