Ay başında Güney Amerika’dan Avrupa’ya giden ‘MV Hondius’ adlı yolcu gemisinde birçok kişide ateş, sindirim sistemi şikayeti ve hızla ilerleyen solunum yetmezliği görüldü.
İlk incelemelerde bazı vakalarda hantavirüs tespit edildi. Enfeksiyonun özellikle ‘Andes’ virüsüyle bağlantılı olabileceği belirtildi.

Hantavirüsler çoğunlukla kemirgenlerden bulaşıyor. Fakat hantavirüs ailesindeki ‘Andes’ virüsünün insandan insana bulaştığının anlaşılması uluslararası halk sağlığı bakımından dikkat çekti.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2 Mayıs’ta ‘MV Hondius’ adlı yolcu gemisinde ağır solunum yolu hastalığı vakaları görüldü.
Örgütün 4 Mayıs güncellemesine göre gemide yedi vaka saptandı. Bunların ikisi laboratuvar testleriyle doğrulanırken, beşi şüpheli vaka olarak değerlendirildi. Üç kişininse öldüğü bildirildi.
Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Ergüdüm Kurulu’nun (UDEK) hazırladığı bilgi notundan derlediğimiz 9 soruda hantavirüs enfeksiyonları şöyle:
1. Hantavirüsler hangi virüs grubu ve kaynağı ne?
Hantavirüsler, ‘Hantaviridae’ ailesinde yer alan ve genellikle fare ve sıçan gibi kemirgenlerde bulunan, insanlara da bulaşabilen zoonotik RNA virüsleri.
İnsanlara bulaş genellikle enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı veya tükürüğüyle kirlenen parçacıkların havaya karışıp solunmasıyla oluyor. Korunmanın en etkili yoluysa kemirgenlerle teması azaltmak.
Andes virüsü (ANDV), hantavirüsler içinde özel öneme sahip bir tür. Güney Amerika’da özellikle Arjantin ve Şili’de görülen bu virüs, ağır bir solunum hastalığı olan hantavirüs kardiyopulmoner sendromuna (HCPS/HPS) neden olabiliyor.
Andes virüsünün başlıca taşıyıcıları da kemirgenler. Fakat diğer hantavirüslerden farklı olarak, yakın ve uzun süreli temas halinde insandan insana bulaştığı kanıtlanan başlıca hantavirüs türü.
2. Hantavirüs enfeksiyonu nasıl seyrediyor?
Coğrafi dağılıma göre iki temel klinik tablo öne çıkıyor. Amerika kıtasında daha çok hantavirüs kardiyopulmoner sendromu görülüyor. Hastalık özellikle akciğerleri ve dolaşım sistemini etkiliyor.
Avrupa ve Asya’daysa daha çok böbrek sendromlu hemorajik ateş (HFRS) görülüyor. Bu tabloda ateş, trombositopeni, kanama eğilimi ve akut böbrek hasarı ön planda.
3. Dünya genelinde hastalık yükü ve ölüm oranı nasıl?
Hantavirüs enfeksiyonları küresel olarak nadir kabul edilmekle birlikte ağır seyredebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada yılda yaklaşık 10 binle 100 binden fazla enfeksiyon gelişiyor.
Ölüm oranı, Asya ve Avrupa’daki böbrek sendromlu hemorajik ateş vakalarında genellikle yüzde bir ila 15 arasında değişiyor. Amerika kıtasındaki kardiyopulmoner sendrom vakalarındaysa bu oran yüzde 20–40’a, bazı ağır durumlarda yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor.
4. Hantavirüs insandan insana bulaşıyor mu?
Hantavirüsler insandan insana kolay bulaşmıyor. İnsan çoğu zaman ‘son konak’.
Gelgelelim Andes virüsü bir istisna. Güney Amerika’da özellikle Arjantin ve Şili’yle ilişkili Andes virüsü enfeksiyonlarında, yakın ve uzun süreli temasta insandan insana bulaş görüldü. Avrupa ve Asya’da görülen Puumala ve Dobrava gibi hantavirüslerde insandan insana bulaş gösterilmedi.
5. Hangi hastalarda hantavirüs ihtimali düşünülmeli?
Ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, sindirim sistemi belirtileri, trombosit düşüklüğü, akut böbrek hasarı veya hızla gelişen akut solunum yolu sıkıntısından (dispne/ARDS) muzdarip hastalarda; özellikle kemirgen teması, kırsal alan, depo/ahır/yazlık temizliği, orman-tarla maruziyeti veya riskli bölgelere seyahat varsa hantavirüs ihtimali değerlendirilmeli.
Erken dönem bulguları influenza, COVID-19, leptospiroz, viral pnömoni, sepsis ve diğer viral hemorajik ateşlerle karışabilir.
6. Tanı ve tedavi yaklaşımı nasıl?
Tanıda kan testleri ve moleküler yöntemler kullanılıyor. Hastalığın erken döneminde RT-PCR testiyle virüsün genetik materyali saptanabiliyor. Kan testlerinde görülen bazı antikorlar da enfeksiyonu doğrulayabiliyor.
Hantavirüse karşı özel olarak geliştirilmiş onaylı bir antiviral tedavi ya da yaygın kullanılan bir aşı yok. Tedavide hastalığın erken tespiti, destekleyici bakım ve akciğer, kalp ve böbrek komplikasyonlarının dikkatle izlenmesi önem taşıyor. Ağır vakalarda yoğun bakım desteği gerekebiliyor.
7. Türkiye’de hantavirüs vakaları görüldü mü?
Türkiye’de klinik ve laboratuvar testleriyle doğrulanan ilk hantavirüs salgını 2009’da Zonguldak–Bartın bölgesinde görüldü. Salgında 12 vaka doğrulandı. 2010’da aynı bölgede sekiz vaka ve bir ölüm daha raporlandı.
Türkiye’de 2009–2025’te toplam 336 hantavirüs vakası ve 15 ölüm bildirildi.

8. Gemi olayında neden Andes virüsü özellikle önemli?
ECDC’nin (Avrupa Enfeksiyon Hastalıkları Kontrolü Merkezi) 6 Mayıs 2026 değerlendirmesine göre gemideki bazı örneklerde hantavirüs pozitif çıktı ve en az bir örnekte Andes virüsü (ANDV) doğrulandı.
Andes virüsü, Güney Amerika’da endemik ve insandan insana bulaşın nadiren de olsa belgelenmiş olduğu hantavirüs türü. Bazı yolcuların virüse Arjantin’de maruz kalmış olması ve gemi ortamında yakın temas nedeniyle sınırlı bulaş olasılığı araştırılıyor.
9. Gemi olayı salgın riski teşkil ediyor mu?
Mevcut değerlendirmeye göre hayır.
Dünya Sağlık Örgütü olayla ilişkili küresel riski düşük, ECDC ise Avrupa genel nüfusu için riski çok düşük olarak değerlendirdi.
Bunun nedeni, Andes virüsünün insandan insana kolay bulaşmaması, bulaşın genellikle yakın ve uzun süreli temas gerektirmesi ve virüsü taşıyan kemirgen türlerinin Avrupa’da bulunmaması.
Bununla birlikte gemideki yolcular/personel yakın temaslı sayılıyor. İzolasyon, temas takibi, test, tıbbi takip ve uygun enfeksiyon kontrol önlemleri uygulanıyor.