Cumhurbaşkanı Erdoğan sık sık “Manşetlerden hükümet deviren, köşe yazarlarının siyasetçilere istikamet çizdiği, gazetecilere parmak sallanarak ayar verildiği günler artık geride kaldı. Gazetecilere ayar verme dönemi eski Türkiye’deydi. Bizim dönemimizde medya vesayetin değil, milletin ve demokrasinin sesi haline gelmiştir” diye açıklama yapıyor.
“Gazetecilere parmak sallayarak ayar verilen” günlerin geride kaldığı kısmı burası. İçinde yaşadığımız dönem “parmak sallamayı” mumla aradığımız bir dönemdir. İktidarın hoşuna gitmeyen haber suç eylemi artık.
AKP döneminde açıklamada ifade edilen gibi olmadı medya. Yandaşı, hatta “vesayeti” aşan sahiplik yapısıyla tamamen iktidara ait olan bir “bürokratik” medya düzeni oluşturuldu. Geri kalan medyanın da dengesi bozuldu.
Demokrasi olmadığı için onun sesi olamadı, milletin kim olduğu hala tanımlanamadığı için de hiçbir medya organı “milletin” sesi de olamadı. Sınır Tanımayan Gazetecilik örgütünün, dünyada ciddiye alınan değerlendirmesine göre basın özgürlüğü endeksinde Türkiye’nin 180 ülke arasında 163’üncü sırada olması meseleyi yeterince açıklıyor.
Ama kriterimiz o değil, kriterimiz “Ankara” olduğu için bu cümleler sık sık kurulabiliyor. Devletin özgürlükler ve demokrasi konusunda yaptığı tüm olumlu açıklamalara şüphe ile yaklaşın.