İktidarın uyguladığı dezenflasyon politikasında revizyona gidilmesi yönündeki taleplerden biri daha bu hafta kamuoyu gündemine geldi.
İş dünyasının dile getirdiği “revizyon” talebi daha çok kur politikası üzerinde odaklanıyor. Maalesef bu talepler bir yandan da uygulanan politikanın başarısızlığına işaret ediyor.
Programdan arzulanan sonuçlar alınmayınca, uygulamalar konusunda şeffaflık da yavaş yavaş ortadan kalktı. Yabancı yatırımcılara gösterilen şeffaflığın içeride vatandaşa gösterilmediği görüldü.
Bu kur politikasının ne zaman ve nasıl çıkılacağını bilmiyoruz. Kur politikasının kendisinden ziyade bu belirsizliğin bizzat kendisi de iş dünyasında belirsizliğe neden oluyor. Dezenflasyon programını eleştiren iş dünyası temsilcileri uygulanan kur politikasında revizyon ihtiyacını dile getirirken, bu programın başarısızlığına neden olan eksiklikler konusunda sessizliklerini korumayı tercih ediyorlar.
Sanırım onların bu sessizlikleri bile ülkede ve ekonomide yanlış giden daha yapısal bir faktörün varlığına işaret eder nitelikte. Örneğin iktidarın kamu harcamalarında yeterince tasarrufa gitmemesini kimse gündeme getirmiyor. Kamuda bu harcama düzeyi ile kurlarda gevşemeye gidilince sanki özel kesimin tüm sorunları hallolacakmış gibi bir beklenti içindeler.