Dünyanın en saygın ve etkili dış politika dergisi olarak bilinen Foreign Affairs’de Tom Keatinge imzalı ‘Turkey’s Dirty Money’ başlıklı yazı çıktı. Yani, ‘Türkiye’nin Kirli Parası’. Alt başlığı ‘Ankara Niçin Hâlâ FATF’nin Gri Listesinde?’
FATF, Financial Action Task Force’un (Mali Eylem Görev Gücü) başharfleri. Yazı, ne olduğunu da şöyle açıklıyor: ‘G-7 tarafından, kara para aklanması ve terörizmin finansmanı gibi hususlarda ülkelerin çabalarının eksikliğini görerek, yasadışı mali işlemlere karşı koymak amacıyla küresel standartlar koymak ve geliştirmek’ için kurduğu bir yapı.’
Türkiye’nin ‘Gri Liste’den çıkamamasında acaba 17 Aralık sonrası ortaya saçılan ve Yasin el-Kadı ailesi ile Erdoğan ailesi arasındaki mal-mülk ilişkilerinin, önceki gün tüm dünya basını ve kamuoyuna yansıyacak şekilde yayılan ‘Tayyip-Bilal görüşmesi’nin içeriğinin hiçbir etkisi yok mu acaba? O görüşmede söz konusu olan paranın kaynağı ne? FATF’ın ‘Gri Listesi’nden çıkamamış bir Türkiye’nin Batı destekli bir ‘bölgesel güç’ olarak dünya politikasında yer alması mümkün mü? Bu görüntüye gelmiş bir Tayyip Erdoğan’ın bu görüntüye getirdiği bir Türkiye’de siyasi geleceği olabilir mi? Olmalı mı?