Maaş alamıyorlar, haklarını alamıyorlar. Holding, işçileri ciddiye dahi almıyor. Dertlerini bakana iletmek istiyorlar ancak polis barikatları ile boğuşuyorlar.
SSS Yıldızlar Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerinden bahsediyorum.
Holdingin patronu Sabahattin Yıldız. Holding bünyesinde “madencilik”, “seramik-granit” ve “enerji-petrol, inşaat, nakliye, sigorta, turizm vb.” sektörlerde firmalar var.
2 bin 364 adet ruhsata sahip. Bunun 1433’ü arama, 577’si işletme ruhsatı talebi, 354’ü ise işletme. Ruhsatların 497’si endüstriyel hammadde, 1662’si metalik madenler, 205’i de enerji madenleri.
Holding ilginç bir strateji izliyor. Özellikle “sorunlu” veya “batık” olarak nitelendirilen ve atıl bırakılmış kamu varlıklarını düşük maliyetlerle devralmak üzerine kurgulanmış.
Holdinge bağlı madenlerin hepsinde sorunlar yaşanıyor.
Peki bu holdinge göz yuman kim? Bu holding devletten büyük mü? Defalarca aynı sorunlar yaşanırken nasıl bu şirketlere göz yumulabiliyor?
Enflasyonuyla, uygulanmayan anayasasıyla, verilmeyen işçi haklarıyla, denetimden yoksun düzeniyle gittikçe Latin Amerika ülkelerine dönüyoruz.
Sırf bu yüzden mesele, yalnızca Doruk Madencilik işçilerinin hak mücadelesi değil; kamu kaynaklarının nasıl yönetildiği, şirketlerin hangi koşullarda faaliyet gösterdiği ve devletin kimi, ne ölçüde koruduğu sorularının da yeniden tartışılmasıdır.