Sermaye iktidarının her düzenlemesi her programı sermaye sınıfına hizmet için yarışıyor adeta. AKP öncesinde de böyle ama uzun AKP döneminde aynı yönetim altında birbirine zıt uygulamalarda bile bunun başarılabiliyor olması dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda.
Peki sermayeye bu çapta gelir transferleri ve Maliyenin yüksek gelir ve kurumlar vergisi kayıpları/ikramları söz konusu olurken büyüyen Hazine/Bütçe açıkları son olarak kime yansıyor diye merak ediyorsanız aynaya bakmanız yeterli olur!
Acele kamulaştırmalar çığ gibi büyüyor! “Kamulaştırma” denilince sol kesimde olumlu çağrışımlar hep öncelikli olur. Ama sermaye düzeninde o da sizi ters köşeye yatırabilir! O yüzden dikkat!
Özelleştirilebilecek büyük kamu varlıkları pek kalmadığı için son zamanlarda arazi, arsa, bina gibi çeşitli Hazine taşınmazlarının yurdun her köşesinde satışa çıkarıldığı görülüyor. Sanki bu olayın bir zıttı imiş gibi görünen ama aslında tamamlayıcı parçası olan “acele kamulaştırma” kararlarının da giderek sıklaştığı bir dönemden geçiliyor.
2005-2011 döneminde “acele kamulaştırma” kararları sayısı yılda 6’dan (2005) ancak 33’e (2011) çıkmışken, 2012’den itibaren üçlü hanelere terfi ediyor ve bir daha aşağıya inmiyor. 2013, 2014, 2021 ve 2025 yıllarında ise 200’ün dahi üzerine çıkıyor.
“Acele kamulaştırma” kararları genellikle maden aramaları için veriliyor ve esas olarak küçük köylünün arazilerine, zeytinliklerine, bağ-bahçesine el konuluyor.
Mülksüzleştirme yoluyla ilk (ilksel, ilkel) sermaye birikimine zemin hazırlamak kapitalist çağın erken dönemlerinden itibaren en iyi bilinen düzenek.