Deniz Ülke Kaynak: Teknolojik kapa­site artık doğrudan siyasi ve askeri bir yetenek

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İçinde yaşadığımız teknolo­jik dönüşüm bir fırtınaya de­ğil, iklim değişikliğine işaret ediyor. Yani fırtınadan sonra hayatın yeniden başlayacağı­nı değil, yeni bir hayatın inşa edilmesi gerektiğini görmemiz lazım. Palantir’in yükselen se­si iklimin nasıl değiştiğinin en güçlü işareti.

Teknolojik kapa­site artık yalnızca ticari değil, doğrudan siyasi ve askeri bir yetenek. Devletin bir aygıt ve örgüt olarak güvenlikten sağlı­ğa, eğitimden hukuka, endüst­riden piyasalara kadar birçok alanda teknosistemlere bağım­lı hale gelmesi, teknolojiyi yal­nızca devletlerarasında değil, devlet içinde de güç rekabeti­nin merkezine yerleştirmiş du­rumda.

Mumford’un on yıllar önce tanımladığı ayrışma şimdiler­de yeniden öne çıkıyor: “de­mokratik teknik” mi “otoriter teknik” mi bu savaşı kazana­cak? Yani teknoloji devrimi de­diğimiz şey merkezler arasında dağıtılmış, insanı odağa yerleş­tiren katılımcı bir güç yaklaşı­mını mı yoksa büyük, merkezi ve kontrol odaklı sistemleri mi öne çıkaracak?

Yeni egemenlik düzeni hangi prensip üzerinde inşa edilecek? İnsan bu düze­nin içerisinden nerede yer ala­cak? Metamakine’nin maki­nisti kim olacak?

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı