Dijital devrimin getirdiği en önemli yenilik ya da imkân, ‘bilgi’ye hızla erişmektir. Ancak erişilen bilgi değil enformasyondur. Çünkü bilgiye bir süreç sonucunda idrak ederek sahip olabiliriz. Akıllı telefondan ‘erişilen’ enformasyon ise bir sürecin ve idrakin ürünü değildir, hızla derlenmiş ve temellük edilmemiş bir veri yığınıdır.
Eğitimcilerin büyük bir kısmı henüz bunun farkında değil! Tek amaçları hızlı sonuç! Amaçlanan enformasyonsa, bu doğru! Ama hakikatse, “hakikat zaman alır”.
Kısaca gerçek anlamda öğrenme, bir süreç, bir idrak ve temellük işidir. Eğitimde şeylerden kopuk, baş döndürücü bir hızla akıllı telefon denilen hapishanelerde hakikat değil ‘enformasyon’ kovalayan bu ‘hızlı çocuklar’dan ne bekleyebiliriz ki?..
İnsan yolda öğrenir tıpkı “İthaka” şiirindeki gibi, görerek, dokunarak, duyarak, deneyimleyerek, şeyler arasında, şeylerle… Ekranların donuk ışıklarında kaynayan görüntülerde değil! Ve hakikat, sadakat, nezaket, zaman ister! Gerçek bilgiye hızla ulaşılamaz, emek ve sabır ister!
Dijital devrim hakikat devrini kapatıyor, bir enformasyon toplumu doğuruyor.