Ziyaretlerde akrabayla mecburen siyaset konuşmak bazen büyük bir can sıkıntısına dönüşebiliyor…

Çoğu kişi için memleketteki ziyaretler uzun yıllardır görüşmediği kişileri görmek için güzel bir etkinlik. İnsan eskileri yad ederken bir yandan da uzun zamandır görmediği akrabalarıyla bir araya gelebiliyor.
Öte yandan bu ziyaretlerin en sıkıntılı konusuysa genelde siyaset oluyor. Konuşulsa olmuyor, konuşulmasa da olmuyor…
Vox’un haberine göre herkesle iyi geçinen bir kişi bile akrabasıyla siyaset konuşurken kendisini sinir krizine girmek üzereyken bulabiliyor. İki kişi arasında bir türlü anlaşılamayan durumlar genelde bir kişinin konu kapansın diye susmasıyla veya kalp kırıklıklarıyla son buluyor. Peki ne yapmalı?
Derin bir nefes alın
Aile terapisti Saba Harouni Lurie dünyadaki güncel siyasi ortamın birçok kişinin ilişkisinde gerginliğe neden olmasında önemli bir faktör olduğunu söylüyor. Yani tartışma çıkması gayet yaygın bir durum.
Bu nedenle siyasi düşüncenize ters, size kaba gelen bir yorum duyduğunuzda adrenalin seviyeniz yükseleceği için önce derin bir nefes alın. Derin nefes almak size göre değilse bir yudum su için. Bu da işe yaramazsa tuvalete gidin ya da bir işiniz var gibi davranın.
Yani sinir seviyenizi düşürmek için zaman kazanın. Lurie tepki hızınızı düşürerek yanıt verdiğinizde ‘bilinçli ve duyarlı’ olabileceğinizi söylüyor.
Akrabanızın daha derin ilgi alanlarına odaklanın
ABD’deki Texas Üniversitesi’nden çatışma çözümü alanında uzmanlaşmış öğretim üyesi Dr. Larry Schooler insanların kısa bir yorumuna dayanıp hemen yargıladığınızda genelde siyasi görüşleri hakkında doğru olmayacak sonuçlara vardığınızı öne sürüyor.

Ayrıca profesöre göre genelde insanların daha derin ilgi alanları yerine kürtaj, silahlanma gibi gündeme dair konularda ne düşündüğüne odaklanma eğilimindeyiz.
Akrabayla siyaset konusunda gerilmemek için gündem dışı konularda sohbet etmeye çalışın. Schooler insanların görülmek, dinlenmek ve saygı görmek istediklerini vurguluyor.
Akademisyen siyasetle ilgili konuşmalarda “Neden böyle düşünüyorsun?” ya da “Bunu söylemenin nedeni nedir?” gibi sorular yöneltmeniz gerektiğini söylüyor.
Lurie şöyle diyor: “Mutlak aynı fikirde olmak gerekmez. En azından ne anlatmaya çalıştıklarını anlayın.”
Uzmanlar ayrıca ‘sen’ yerine ‘ben’ diyerek fikrin sunulmasının da daha az çatışmacı bir yaklaşım olduğunu söylüyor. Yani “Sen hatalısın” yerine “Ben böyle düşünüyorum” deyin.
Mine Söğüt: Siyaset meğer kendinden tiksindirmeyi de becerirmiş