Türkiye, uzun yıllardır operasyonlarla güne başlayıp, operasyonlarla günü kapatan bir ülke. Siyasetten çok savcılık soruşturmaları, yaşam pahalılığından çok davalar konuşuluyor ya da bunların konuşulması isteniyor. Soruşturması, davası bulunmayanlar yadırganıyor. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün yeni açıklanan 2025 verileri de bu tabloyu doğruluyor.
İcralık olanların sayısı, boşanma sayılarının yüksekliği, en çok “mala karşı” suç işlenmesi gibi.
Adliye verileri, bir yandan Türkiye’deki yaşamı, mutsuzluğu, umutsuzluğu da gösteriyor.
Trajik bir veri. Ceza, hukuk, icra mahkemelerindeki dosya sayılarına baktığınızda, neredeyse 45 milyon dosyayla karşılaşıyorsunuz. 86 milyonluk Türkiye’nin yaklaşık 58 milyonunun yetişkin nüfus olduğu düşünüldüğünde adliyelerin nasıl yaşamın merkezinde yer tuttuğunu da görebiliyorsunuz.
Suça sürüklenen çocuk dosyalarında patlama. Verilere göre, 2025’te, suça sürüklenen çocuklarla ilgili dosya ve suç sayılarında büyük artış yaşandı. 2025’te savcılıklarda 332 bin 648 toplam dosya olduğu tespit edildi. Bu dosyalarda 683 bin 823 ayrı suç türü nedeniyle 330 bin 496 çocuk soruşturuldu.
296 bin 969 kişi, anayasal düzene karşı işlenen suçlardan soruşturuldu. 307 bin kişi için adliyeye karşı suçlardan, 352 bin 403 kişi özel hayata karşı suçlardan soruşturma geçirdi.
Dolandırıcılık ilk sırada. Malvarlığına karşı işlenen suçlarda ilk sırayı hırsızlık aldı. 3 milyon 324 bin 881 kişi, 2 milyon 672 bin 148 dosyada bu suçtan soruşturuldu.