Ulvi Saran: 'Sağ bek', 'sol bek', 'koş' ifadelerinde güvenlik güçlerinin itibarını hedef alan somut bir saldırı yok

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İsrail başkonsolosluğunun önünde görev yapan polis noktasına teröristlerin saldırısı sırasında, çevredeki bir plazanın üst katlarında, camdan olayı seyretmekte olan bir grup genç, aralarında geçen konuşma ve gülüşmeler nedeniyle tutuklandılar.

16 saniyelik çekimdeki ifadelerin dökümü şöyle:

-Koordine ediyor

-Ne yapıyorlar bunlar?

-Sen sağ bek, ben sol bek

(Gülüşmeler)

-Camlarda duruyoruz ya

-Binaya doğru geliyor aaa…

-Koş koş koş!

Kanun, sarfedilen söz ve eylemlerde “aşağılama” olup olmadığına bakar. Konuşmalardaki (“sağ bek,” “sol bek,” “koş”) ifadelerinde kurumsal kimliği ve güvenlik güçlerinin itibarını hedef alan somut bir saldırı eylemi yoktur.

Eğer failler, söylediklerinin bir kurumu aşağılama olarak algılanacağını öngörmüyorsa ve bu amaçla hareket etmiyorlarsa, suçun manevi unsuru (kasıt) eksik kalır. Hukukta “niyet okuyarak” veya “ima yoluyla” suç ihdas edilemeyeceği ilkesi gereği, mevcut ifadeler kanundaki suç tanımıyla (tiplemesiyle) örtüşmemektedir.

Gençlerin sarfettikleri sözlerde ve tutumlarında, tipik bir “izleyici psikolojisi ve “oyunlaştırma” (gamification) davranışının unsurlarını gözlemliyoruz. Uzaktan baktıkları için, olayın bir terör saldırısı olduğunu anlamamış; sıradan polisiye bir olay olduğunu sanmış olmaları da muhtemeldir.

Bu tespitler çerçevesinde baktığımızda, sarfedilen sözlerin ve sergilenen davranışların; ahlaki ve sosyolojik olarak “ayıp” veya “adaba aykırılık” kategorisine girdiğini söyleyebiliriz. Ancak bu, hukuki bir kuralın veya ceza kanunu hükmünün ihlali değil; toplumsal etiğe aykırılık oluşturan, ahlaki bir kusurdur.

Ulvi Saran’ın yazısı