Aile hekimleri: Bakanlık malzemelerimizi kamulaştırıyor

Sağlık Bakanlığı’nın bugün Resmi Gazete’de yayınlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik aile hekimlerinin tepkisine yol açtı.

Aile sağlığı merkezlerini kuran aile hekimlerinin yine kendi ceplerinden harcayarak temin ettikleri tıbbi malzemeler ve cihazlar yeni yönetmelikle ‘kamulaştırıldı’.

Fotoğraf: Unsplash

İlk kez 2013’de çıkarılan yönetmelik defalarca değiştirildi. Yeni yönetmeliğe göre:

  • Aile sağlığı merkezlerinin gruplandırılmasında uygulanan esnek mesai şartı kaldırıldı. 
  • Aile sağlığı merkezinde sağlık çalışanlarına şiddet uygulayan hastaların kayıtlarının başka merkeze alınabilmesine yönelik madde eklendi. 
  • Uzaktan sağlık hizmeti uygulamasına ilişkin yeni düzenleme getirildi. 
  • Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen Aile Hekimliği Bilgi Sisteminin (AHBS) kullanımına yönelik zorunluluk getirildi. 
  • Görevlendirme veya vekalet durumlarında yerine bakılan birimin tüm işlerinden sorumlu olunacağı açıkça belirtildi. 
  • Aile sağlığı merkezlerinde yangına karşı tüm tedbirleri alma sorumluluğu aile hekimlerine verildi. 
  • ASM’lerdeki ortak alan demirbaşlarının kamu malı sayılacağı hükmü getirildi. 
  • Her beş aile hekimliği birimi için aşı odası ve gebe izlem odası zorunluluğu getirildi. 
  • D grubu aile sağlığı merkezleri için kamera sistemi kurulması şartı eklendi. 

‘Bakanlık uyanıklık yapıyor’

Sendikalar son düzenlemelere tepki gösterdi. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, yönetmeliğin bir kez daha sahadan kopuk olduğunu, dayatmalar, baskılar ve yoğun denetimlerle dolu olduğunu söyledi. 

Aile sağlığı merkelerindeki tıbbi malzemeler ve cihazların birçoğu bakanlık tarafından doğrudan aile hekimlerine satıldığını belirten Mehlepçi, şöyle devam etti: “Bakanlığın aile sağlığı merkezlerini sürdürebilmek için verdiği cari gider ödemeleriyleyse ancak personel maaşlarını, sarf malzemelerini ve elektrik, su, doğalgaz gibi temel giderleri karşılayabiliyoruz. Bakanlıksa adeta bir ‘uyanıklık’ yaparak önce malzemeleri ve cihazları hekimlere aldırmakta, ardından da ‘Bunları hiçbir yere götüremezsiniz, kamu malı’ diyor.”

Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, bazı maddelerin ciddi hak kayıplarına yol açabileceğini belirterek düzenlemeye sert tepki gösterdi.

Yeni yönetmelikle esnek mesai uygulamasından uzaktan sağlık hizmetlerine, aile sağlığı merkezlerindeki demirbaş düzenlemelerinden kamera sistemi zorunluluğuna kadar birçok başlık yeniden düzenlendi. Ancak özellikle aile sağlığı merkezlerindeki ortak alan malzemelerinin kamu malı sayılması hükmü, aile hekimleri tarafından en çok eleştirilen düzenlemelerden biri oldu.

‘Aile sağlığı merkezlerini bakanlık kursun’

Kandemir ise aile hekimlerine cari gider adı altında verilen ödeneğin kira, personel maaşları, muhasebe giderleri, faturalar ve tıbbi sarf malzemeleri gibi sürekli harcamalar için kullanıldığını hatırlattı: “Üstelik mevcut enflasyon koşullarında bu ödenek zaten birçok aile sağlığı merkezinde yetersiz kalıyor. Merkezlerimizdeki malzemelerin kamu malı sayılabilmesi için bakanlık tarafından satın alınmış ve resmi demirbaş kaydına geçirilmiş olması gerekiyor.

Aile hekimleri birçok yerde aile sağlığı merkezlerinin tadilatını, mobilyasını ve tüm ekipmanını kendi bütçesiyle karşılayarak hizmet veriyor. Eğer yapılan tüm yatırımların sonunda bu malzemelere ‘kamu malı’ denilecekse, bundan sonra hiçbir aile hekimi kendi cebinden harcama yaparak merkez kurmaz.

Eğer tüm demirbaşların kamuya ait olacağı söyleniyorsa, aile sağlığı merkezlerini de Sağlık Bakanlığı kurmalı ve hekimlere hazır şekilde teslim etmelidir. Ancak bugüne kadar kredi çekerek, kendi imkanlarıyla ASM kuran hekimlerin mülkiyet hakkı da gasp edilmemeli.” 

Yeni bilgi sistemi dayatması 

Sağlık Bakanlığı’nın kendi belirlediği Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’nin (AHBS) kullanımına zorunluluk getirilmesini de eleştiren Dr. Mehlepçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakanlık, yıllardır kendi elektronik sistemlerini dahi sağlıklı bir şekilde çalıştıramazken (E-Reçete, E-Rapor, E-Nabız, SİNA) ve neredeyse her pazartesi E-reçete sistemlerinde yaşanan aksaklıklar ortadayken) şimdi kendi AHBS programını zorunlu hâle getirerek, zaten sistem sorunlarıyla boğuşan ebe, hekim ve hemşireleri hastalarla karşı karşıya getiriyor. 

Bakanlığın dayattığı AHBS sistemini de bizlere satacağı açıktır. Yani çalışmayan sistemler için bakanlığa ödeme yapacağız.” 

Aile sağlığı merkezinde sağlık çalışanlarına şiddet uygulayan hastaların kayıtlarının başka merkeze alınabilmesine yönelik maddeyi de eleştiren Mehlepçi, bunun şiddet gören sağlık personeliyle davranışı sergileyen hastanın yeniden karşı karşıya getirilmesi anlamına geldiğini söyledi. Mehlepçi, “Bu durum, sağlıkta şiddet için adeta bir davetiye ve kesinlikle kabul edilemez” dedi.