Akif Beki: Trump, aracısı olacağınız birine benzemiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Trump, Hürmüz’ü açmazlarsa yerle bir etme tehdidiyle ültimatom vermişti. Tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan liderlerinin ricasıyla elini tetikten çekti.

İran’ın da Hürmüz’ü açarak bu ricayı kırmaması şartıylaydı, ki kırmadılar.

Ölüm- kalım randevusuna doğru geri sayılan mühlet, görünüşte bir ricayla karşılıklı donduruldu. Başarısı da Pakistan liderlerine yazılıyor.

Yazılsın, zerre katkıları bile varsa helâlihoş olsun. Fakat ya göründüğü gibi değilse?

Keşke bitti, diyebilsek. Gerçekçi olmak gerekirse karşılıklı kartlarını, kozlarını oynuyorlar.

İnşallah Pakistan görüşmeleri de birbirlerini sınayıp ne derece zorda olduklarını yoklamakla geçmez. Ama daha önce iki kez yaşandı. İkilenen bir şey, üçlenir de.

Trump’ın ipiyle kuyuya mı inilir, nerede feyk atıp terse yatıracağı belli mi? Tekrar sağ gösterip sol vurmayacağı, oyuna getirmeyeceği ne malum? Umman’ın ara buluculuğunda görüşürlerken iki kez yaptı.

Şimdi Umman’ın yerini Pakistan, Witkoff’la Kushner’in yerini Vance aldı. İran kendi müzakerecisini de değiştirdi, Arakçi yerine Kalibaf gidiyor.

Oysa güvenilmez olan Trump’ın kendisi. Mekânın, aracının, müzakerecinin suçu neydi ki?

Trump, aracısı olacağınız birine benzemiyor. Arada, ortada bırakma ihtimali yüksek. 

Barıştırıp buluşturana, aralarına girene Allah kolaylık versin, destek olalım ama biz almayalım daha iyi.

Akif Beki’nin yazısı