Bir nükleer santrale saldırmak ağır bir savaş suçu. Adil bir dünyada Netanyahu ve sadist avenesi ile Trump, Hegseth gibi psikopatların Lahey’de yargılanmalarını gerektiren bir savaş suçu.
İşin ilginç yanı, uzmanlara göre santralin İran’ın Basra körfezi kıyılarında bulunması sebebiyle olası bir patlamadan kaynaklanacak sızıntı ve serpintinin güney istikametine göre hareket edecek olması. Basra’nın güney kıyısında ABD’ye tam boy yaslanarak iktidarda kalan Körfez emirlikleri ve Suudi Arabistan var. Savaşın başından beri kıvırtan bu ülkeler şimdi o radyoaktif sızıntının doğrudan hedefi olma tehlikesiyle karşı karşıyalar.
İkinci boyut ise doğrudan nükleer silah kullanma eğilimi. Artık Ben Gvir manyağı gibi İsrailli bakanların veya ABD televizyonlarında sözde uzmanların açıkça tartıştığı bir seçenek bu. Taktik nükleer silahlar kullanarak İran’ı ezmek bu suç çetesine en uygun seçenek olarak görünüyor olabilir. Açıkçası o yaratıkların niteliklerine baktığımda kendiliklerinden bunu da yapmazlar diyebilecek durumda değilim. Netanyahu, Ben Gvir, Trump ve Hegseth’in fotoğraflarına şöyle bir bakın, siz de diyemezsiniz!
İyimser hatta safça sayılabilecek bir bakışla, nükleer cehennemin önündeki son engellerin Rusya ve Çin’in saldırgan taraflar olan İsrail ve ABD’ye yapacağı uyarılar olduğunu düşünüyorum. Nükleer düğmeye basmanın herkes için ağır bir maliyeti var.