Bekir Ağırdır: İmamoğlu operasyonuna dair tek yönlü bir kanaat yok

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İmamoğlu operasyonuna dair tek yönlü bir kanaat yok. Aksine, parçalı, katmanlı ve paralel akan bir algı dünyası var. Bu tablo, Türkiye’de artık hiçbir büyük siyasal olayın tek bir anlatı üzerinden hegemonya kuramadığını gösteriyor. Her olay, kendi karşı anlatısını da birlikte üretiyor.

Yarısı İmamoğlu sürecini siyasi görüyor, dörtte biri kararsız; asıl ortaklık ise adaletin nasıl işlediğine dair derin güvensizlikte. İmamoğlu davası bir yargı dosyasının ötesine geçti; veriler, Türkiye’de tartışmanın artık “kim haklı”dan çok “Adalet kimin için işliyor?” sorusuna kaydığını gösteriyor

Veriler yalnızca güncel bir siyasi operasyonu değil, daha derin bir arayışı işaret ediyor. Toplum ne mutlak bir güç istiyor ne de sistemden vazgeçiyor. Daha dengeli ve adil işleyen bir düzen talep ediyor.

Adalet meselesi yalnızca mahkeme kararlarından ibaret değil. Aynı zamanda yurttaşın kendini bu ülkenin eşit sahibi hissedip hissetmemesiyle ilgili.

Bu yüzden mesele yalnızca kutuplaşma değil. Asıl mesele, devlet–yurttaş ilişkisinin hangi ilkelere dayanacağı.

İmamoğlu operasyonu da artık yalnızca bir yolsuzluk tartışması değil; siyasal temsil, meşruiyet ve ortak hayatın kurallarıyla ilgili daha geniş bir tartışmanın parçası.

Sonuçta toplum yalnız güçlü değil, aynı zamanda adil bir devlet istiyor. Gücün nasıl kullanılacağını, yurttaşlığın anlamını ve oyunun değerini yeniden sorguluyor.

Belki de artık asıl tartışmamız gereken, siyaseti yalnızca seçimlere indirgemeden, bu düzenin hangi ilkelere göre ve ne kadar adil işlediği meselesidir.

Bekir Ağırdır’ın yazısı