İBB davasıyla ilgili ankette yükselen veriler duygular üzerinden. Şaşkınlık yüzde 26’ya, ‘umursamazlık’ ya da başka bir deyimle kanıksama’ yüzde 18’e yükselmiş.
Bir yıl arayla yaptıkları bir araştırmanın üzerine yaptığı analizi paylaştı:
“Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu tutuklandığında, toplumun yüzde 65’i bu hamleyi doğrudan ‘hükümetin muhalefete baskı girişimi’ olarak okudu.
Rakamlar sert: Bir yıl önce yüzde 51 olan endişe yüzde 29’a, yüzde 29 olan öfke 17’ye, yüzde 40 olan umutsuzluk 27’ye düşmüş. Buna karşılık şaşkınlık yüzde 16’dan 26’ya, umursamazlık yüzde 12’den 18’e çıkmış. Bu kayma, ilk bakışta bir rahatlama gibi görünebilir; ama daha dikkatli bakınca, meseleye verilen tepkinin ya da meseleye ilişkin kurulan duygusal ilişkinin değiştiğini düşündürüyor. Verideki duygu dağılımı da tam bunu söylüyor: Sert duygular gerilerken daha muğlak, daha belirsiz, daha mesafeli duygular öne çıkıyor.”
Tabii şunu da düşünmek gerekir. Oran az ya da çok olsun davanın siyasi olduğu noktasında bir kayma varsa CHP’nin yeni bir strateji geliştirmesi de gerekir. Başarılı giden mitinglerinin dışında-onunla beraber yeni bir söylem.
En önemlisi kutuplaşmadan vazgeçmeden dünyanın en riskli döneminde içeriyi seçim odaklı-merkezli oluşturma çabası. Burada şu soru önemli: Toplum olanları ‘umursamıyor-kanıksıyor mu’
Yoksa sonucu sandıkta görülecek itiraz dalgası mı büyüyor?