Emekli Meclisleri Sendikasının üyeleri, yaşamlarının bu döneminde, yorgun ama merakla konuşmacıyı dinliyorlar. Milyonlarca emeklinin bir süredir sendikalaştıklarını, çok çeşitli eylemlerle seslerini duyurmaya çalıştıklarını duyuyoruz. Emeklilerin kurduğu sendika sayısı bildiğim kadarıyla 9’a ulaşmış durumda. Bu sendikalar yasal zeminden yoksun olarak fiili ve meşru bir mücadele yürütülüyorlar.
Emeklilerin sefaletine yol açan etkenler neler? Yıllarca çalışmış, emek vermiş memura, işçiye, esnafa reva görülen bu ücretler neden bu kadar düşük? Asıl neden politik! Emekli yoksulluğunun asıl nedeni iki büyük sosyal güvenlik düzenlemesi! İlk düzenleme 1999’da MHP-DSP-ANAP Koalisyon hükümeti döneminde yapıldı. Emeklilik yaşı sert biçimde yükseltildi, aylık bağlama oranları ve aylıkların alt sınırı düşürüldü. EYT bu dönemde ortaya çıktı. Mevcut siyasal iktidar, 2008’de yaptığı ikinci düzenleme ile sistemi kılcallara kadar yaydı ve derinleştirdi. Yoksulluğu yok edeceği vaadine karşın iktidar, aylık bağlama oranlarını daha da düşürerek emekliyi yoksullaştırdı.
Türkiye’de akıp giden yaşam emeklilerin lehine değiştirilebilir mi? Elbette değişebilir. Ancak bunun için örgütlenmek, sonra da emekten ve emekliden yana bir sosyal politika/sosyal güvenlik politikası için kararlı bir toplumsal muhalefet ve kararlı bir siyasal duruş gerekir. İlkin örgütlenmekten ve özellikle iktisadi ve kültürel yaşamı dönüştürmekten bahsedelim. Emeklilerin örgütlenme sorunları üzerine düşünmeye devam edelim.