Gıdada kendine yeterliliğin sadece üretim cephesiyle ilgili olmadığını, Hürmüz “darboğazı” bize acı bir şekilde hissettirdi. Gübre tedariğinde kısa vadede bir sorun görünmese de üretimi doğalgaza bağlı olan gübrenin en azından hammaddesinde dışa bağımlılığımız yüzde 85 nispetinde.
Küresel krizlerin ve iklim değişiminin etkilerinin her geçen gün daha da ağırlaştığı bu dönemde; her damla suyun, her karış toprağın, iyi bir planlama ve döngüsel tarım ekonomisi yaklaşımı ile değerlendirilmesi bir zorunluluktur. Sektörel dayanıklılık ve risk yönetimi, suyu merkeze alan üretim planlaması, ölçek ekonomisi, dijital izleme, tarım diplomasisi, lisanslı depoculuk ve stratejik stok merkezi olmak, gençlerin tarımda istihdamı ve kırsal dönüşüm; ülkemizin “Tarımda Türkiye Yüzyılı” vizyonunu gerçekleştirmede uygun amaç ve hedefler olarak kendini gösteriyor.