Sultan Özer: İki yargı muhabiri meslektaşınız içeride, tek bir sorunuz yok mu buna dair? 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Nasıl, 1996’da Metin Göktepe bilinerek, seçilerek gözaltına alınıp, dövüldü, öldürüldü ise Alican Uludağ da İsmail Arı da gazeteciler arasından seçilerek gözaltına alındı, hapsedildi…

Amaç sadece onların haber yapmalarını engellemek değil, “Bakın gerçekleri yazmakta ısrar ederseniz, başınıza en azından bunlar gelir, özgürlüğünüzden yoksun bırakılırsınız” diye tüm gazetecilere gözdağı idi… 

Ama umduklarını bulamadılar…  Ne meslektaşlarımız ilk günden beri geri adım attı, yıldı ne de dışarıda onlara sahip çıkan meslektaşları bir adım geri durdu… Yarın da meslektaşları İstanbul’da Kadıköy’de toplanacak. Ve halka çağrıları var: Gazetecileri yalnız bırakmayın. İsmail Arı, Alican Uludağ, Pınar Gayıp, Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu gazeteciler için…

Son söz olarak: Adalet Bakanı Akın Gürlek yargı muhabirleri ile bayramlaştı, sonrasında toplu bir fotoğraf verildi, “aile fotoğrafı” gibi… Orada Alican Uludağ yoktu, İsmail Arı da… Çünkü içerideydiler. Zaten olsalar da çağrılmazlardı. İstenmeyen soru soracak gazeteciler çok uzun zamandır bu tür organizasyonlara, basın toplantılarına alınmıyor zaten… Meslektaşlarıma diyecek çok sözüm yok, ama bir sorum var: İki yargı muhabiri meslektaşınız içeride, tek bir sorunuz yok mu buna dair? 

Sultan Özer’in yazısı