Dünya şimdi bir enerji ve onunla bağlantılı iktisadi krizle karşı karşıya. Trump Çin’deki ve Çin’in kontrolü altındaki kıymetli nadir elementler havuzuna sahip olmak için İran’dan başlattığı kuşatmadan dilediği sonucu elde edemediği gibi, bedelini dünya halklarının ödeyeceği bir petrol ve doğal gaz kıtlığını da tetikledi. Onca rüzgar, su ve güneş enerjisi panelinin telafi edebileceği bir durum değil bu.
Büyük cephede fosil ve nükleer yakıt savaşları verilirken yeşil dönüşüm halkların müşterek mülkiyetlerinden, küçük özel mülklere kadar her yerde hak iddia etmeyi kolaylaştıran bir soygun ve talan perspektifi olarak suç ortaklığı yapıyor; savaş sanayisinde, siber saldırılarda, uzay teknolojisinde kıymetli nadir elementlere büyüyen talebe de bir dip akımı halinde yol açıyor. Savaş hali devletler arasındaki bir kapışmadan başlayarak gerçek bir savaş yokken bile halklara karşı düşük yoğunlukla seyreden bir mülkiyet saldırısını içererek büyüyor.
Yeşil Dönüşüm, emperyalizm var oldukça iklim kaygısının arkasında gizlenmiş bir çatışma kaynağıdır. Bu kavramın besi yeri olan ama şimdi petrol ve doğal gaz hakimiyeti için milyon dolarlar harcayan ABD’nin de özü gizleyen hiçbir şeye eyvallahı kalmadığı için kralı da çıplaktır.