Her savaşın getirdiği yeni konular vardır. Vietnam savaşı için helikopter savaşı denilir. II. Dünya Savaşı ise tank, denizaltı ve uçakların savaşıydı. Ama şimdilerde savaşlar artık bilişim-telekom sistemlerini içine alıyor.
Artık tüm çatışmalarda, savaşlarda veri merkezlerinin önemli bir hedef haline gelmesi kaçınılmaz. Modern veri merkezleri üzerinden, finansal sistemler, devlet hizmetleri, yapay zeka ve savunma ile ilgili iş yükleri ve de iletişim platformları çalışıyor. Bu nedenle, veri merkezleri stratejik değer açısından enerji santralleri, limanlar veya petrol altyapısı kadar önemli ve tehdite açık.
İran savaşı temel bir değişimi ortaya çıkardı. Savaş alanı artık veri, işlem gücü ve bağlantıyı da içeriyor. Veri merkezlerini barındıran, koruyan ve kontrol eden ülkeler belirleyici bir avantaja sahip olacak.
Özetle, Orta Doğu’da bulut hizmetlerinin aksaması teknik bir olaydan daha fazlası; bir uyarı niteliğinde. Veri merkezleri 21’inci yüzyılın yeni stratejik altyapısı ve savaş alanının yeni varlığıdır. Türkiye açısından bakarsak, Ortadoğu’daki karmaşayı, avantaja çevirip, bölgenin dijital köprüsü olmak fırsatı önümüzde iken, acaba altyapıda mevcut kırılganlığı dönüştürmek için farkındalık var mıdır ve hızlı hareket edebilecek miyiz?