İran, emperyalizmin karşısına yine emperyalizmi çıkardı ve emperyalist saldırganlığın sınırlarını emperyalizmin dünya ekonomisini getirdiği entegrasyon düzeyi belirledi. Ortadoğu’da atılan her füze, düşen her bomba, havalanan her uçak, küresel kapitalizmin farklı noktalarında ve farklı başlıklarında ağır tahribatlar yaratıyor, kapitalizmi yepyeni krizlere doğru sürüklüyor.
Askeri analistlerin yaptıkları gözlemler ABD’nin sınırlı da olsa bir kara harekâtına hazırlandığına işaret ediyor. Uçuş haritalarına, sevkiyatlara, bazı gemilerin rotalarına ve bölgedeki birliklerin hareketlerine bakıldığında ABD’nin bir kara harekâtına hazırlandığı görülebiliyor.
Peki buradan bir zafer çıkar mı? O da çok zor; çünkü İran ordusunun kara savaşında Irak savaşından, Lübnan’dan, Suriye’den kazanılmış büyük tecrübeleri var, Devrim Muhafızları Ordusu yüz binlerce kişiden oluşuyor ve hem düzenli savaş hem de gerilla savaşı için eğitilmiş durumdalar. İHA’lar ve kısa menzilli füzelerle birlikte ABD’nin İran topraklarına girse bile orada ağır zayiatlar vermeden kalabilme ihtimali bulunmuyor.
Geri adım ve anlaşma mı yoksa sınırlı bir kara harekâtı mı? Emperyalizm hangisini tercih edecek henüz bilmiyoruz ama şunu çok iyi biliyoruz: İran, haftalardır bir ülkenin ulusal egemenliğine ve varlığına yönelik emperyalist bir saldırıya nasıl direnileceğini tüm insanlığa gösteriyor ve dünyaya örnek oluyor.