Ertuğrul Özkök: İki Michelin yıldızı olan bir şefle aynı evde 5 gün geçirdik

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Geçen hafta büyük bir ihtimalle hayatımda bir daha hiç olmayacak bir deneyimi yaşadım. İki Michelin yıldızı olan bir şefle aynı evde iki hafta boyunca birlikte 5 gün geçirdik. Türkiye’nin ilk 2 Michelin yıldızlı şefi Fatih Tutak’la birlikte sabahları kahvaltı yaptık, havuz başında sohbet ettik, Oscar yemeklerinin şefi Wolfgang Puck’un bize pişirdiği eti yedik, Robert de Niro’nun da ortağı olduğu ünlü Nobu restoranın Malibu’da, Okyanus kenarındaki mekanında yemek yedik.

Kolundaki Rock & Roll yazısını görünce konuya oradan daldım. Bazı çok ünlü şeflerin Rock’n Roll müziğine olan tutkularını biliyorum. Ama Fatih Tutak’ın böyle bir tutkusu olduğunu bilmiyordum. Onu rock müziği sevmesine Jim Morrison neden olmuş. Doors’un efsane solistine hayran. Los Angeles sahilinde Santa Monica ile Venice Beach arasında arabada sohbet ederken tesadüf önümüze büyük bir binanın üzerine çizilmiş Jim Morrison resmi çıkıyor. Tabii hemen inip birlikte önünde poz verdik.

Ertesi gün Los Angeles’teki büyük Barnes & Nobles kitapçısına gittiğimizde iki vinil plak aldı. Biri Miles Davis’in artık bir caz klasiği olan “Kind of Blue” albümüydü. Öteki ise Doors’un 1967 tarihli “The Doors” albümü. Her ikisi benim de kült albümlerimden.

Ertuğrul Özkök’ün yazısı