Hakan Okçal: ABD, İran'da ancak bir Pirus zaferi kazanabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İran savaşının üçüncü haftasında işler Trump için zorlaşmaya başladı. Trump savaşın gerekçeleri konusunda ne kendini halkını ne uluslararası kamuoyunu ikna edebilmiş durumda. Savaşın hedefinin İran’ın nükleer silah sahibi olmasını önlemek mi, balistik füze kapasitesini yok etmek mi, Orta Doğu’da İran vekil güçlerini ortadan kaldırmak mı, yoksa molla rejimine son vermek mi olduğu konusunda berrak bir tavır sergileyebilmiş değil.

Trump yönetiminin önce Grönland, sonra Venezuela, son olarak da İran’da sergilediği kural ve yasa tanımaz tavırlar ABD ile diğer Batılı ülkeler arasındaki ilişkilerde kalıcı izler bırakıyor. Daha önce ABD’nin yanında olmaya özen gösteren veya ikna olmadıkları durumlarda mesafeli ama sessiz kalan müttefikler İran konusunda ABD’yle açık bir ayrışmanın içine girdiler. ABD müttefiklerinin hiçbiri İran’a karşı girişilen yasa dışı saldırının parçası olmak istemiyor.

İran, ABD’nin daha önce bulaştığı Kore, Vietnam, Irak, Afganistan savaşlarından çok farklı bir meydan okuma. Muhtemelen tarih İran’ı ABD’nin son bataklığı olarak yazacak. ABD, İran’da ancak bir Pirus zaferi kazanabilir. İran’da gücünü ve itibarını iyice yitiren ABD artık eski ABD olamaz. Ama aynı şekilde ne İran ne Orta Doğu ne dünyanın geri kalanı eski hallerinde devam edebilirler. İran’dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Hakan Okçal’ın yazısı