İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ davası sürüyor.
Ağaç Aş. Satın Alma Şefi tutuklu sanık Fatih Yağcı şöyle konuştu: “Benim ofisim, misafir bekleme salonuyla yan yana. Yani aradaki mesafe on metre. Her gelen misafirin benimle HTS vermesi normal. Bizim kata sürekli firmalar gelip gittiği için bunlarla HTS vermemiz normal.”

Davada 23 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan İBB Başkanı İmamoğlu dahil 107’si tutuklu 407 kişi yargılanıyor.
Duruşma Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda görülüyor. Yargılamayı İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi yürütüyor.
12 Mart’taki duruşmada İmamoğlu’nun gazetecilerin sorularını yanıtlaması krize neden olmuş, mahkeme salonda düzenin sağlanamadığı gerekçesiyle duruşmayı ertelemişti. Dünkü duruşma da CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, avukat bölümüne oturduğu gerekçesiyle başlamadan ertelenmişti.
Mahkeme yaşananların ardından duruşma salonuna alınacaklar konusunda tedbir talep etti. Bakırköy başsavcılığına yollanan yazıda yargılamanın ‘sağlıklı biçimde yürütülebilmesi, sanık savunmalarının tamamlanabilmesi ve duruşma faaliyetlerinin usul kurallarına uygun sürdürülebilmesi amacıyla’ tedbir alınması istendi.
Öte yandan gazeteciler geçen hafta salonda, avukatların yanındaki masaların olduğu alanda oturuyordu. Dünse, İmamoğlu’na soru sordukları için mikrofonsuz masaların bulunduğu ‘kör nokta’ya alındılar. Basın mensupları duruşmayı buradan takip ediyor.

Diken, duruşmanın altıncı celsesini salondan takip eden gazeteciler ve milletvekillerinden aktarıyor…
13:09 |Gazeteci Ceylan Sever’in aktardığına göre Ağaç Aş. Satın Alma Şefi tutuklu sanık Fatih Yağcı’nın ifadesine geçildi.
Fatih Yağcı: Sayın hakim, öncelikle ben biraz görev tanımımla ilgili bilgi vereceğim. Ondan sonra Dinçer Kantar ve Gürgen isimli kişilerin beyanlarına karşı da savunmamı yapacağım. Bir de WhatsApp’ta bir yazışmam var. Sayın Hakim, ben 1978 doğumluyum. Okula giden dört çocuğum var. Yaklaşık 2005’ten beri 21 yıldır farklı görevlerde bulundum. Son sekiz yılımı satın alma alanında geçirdim. Son beş yıldaysa şef olarak çalıştım. Ağaç A.Ş.’de Satın Alma Müdürlüğü’ne bağlı iki şeflik var: İhale Şefliği ve benim çalıştığım satın alma şefliği. Ama burada sanki ben ihale şefliğine de müdahale ediyormuşum gibi bir izlenim oluşuyor. Gürgen isimli kişi de böyle bir ifade vermiş. Ayrıca Fatih Temur’la beraber firmaları belirleyip, ortak hareket ettiğime dair bir ifadesi var. Bu tamamen karşılığı olmayan bir beyan. Çünkü iki şefliğin görev alanları tamamen farklıdır; sorumluluk alanları birbirinden bağımsızdır.
Satın alma şefliği olarak biz,doğrudan temin ve 3G bitki alımlarını takip ediyoruz. İhale Şefliği ise toz, gübre, bitkisel materyal, inşaat malzemesi, tesisat, elektrik ve yapım-bakım işlerinin ihalelerini takip eder.Bizim baktığımız alanlar tamamen farklıdır. Ben, birim yöneticisi olarak birimle işleyişi yönetir, süreci takip ederim; tamamen bundan ibarettir. Dinçer Kantar’ın ifadesinde de benim ismim geçtiyse de benim bu tarz bir para alışverişinden ne haberim var ne de gördüm sayın hakim. İsmimin geçmesinde de yani sonuçta üçüncü kişiler konuşmuştur ben bunu bilemiyorum. Ne konuştular, ne yaptılar? Onunla ilgili benim pek bilgim yok.
Bana teslim edilen herhangi bir para ve ona benzer bir şey de yok. Bununla ilgili bir beyan da yok. HTS eşleşmesindeki durum ise tamamen fiziki koşullardan kaynaklanıyor. Benim ofisim, misafir bekleme salonuyla yan yana. Yani aradaki mesafe on metre. Her gelen misafirin benimle HTS vermesi normal. Bizim katta satın alma müdürlüğü, ihale şefi, satış pazarlama müdürlüğü şefleri ve yöneticileri de bulunmakta. Bizim kata sürekli firmalar gelip gittiği için bunlarla HTS vermemiz normal. Ayrıca Dinçer Kantar ile benim en son görüşmem, söylenen olaydan sekiz ay öncesindedir. Dinçer Kantar ile benim iş dışı herhangi bir görüşmüşlüğüm yoktur. O da zaten kayıtlarda mevcuttur.
13:00 | Gazeteci Ceylan Sever’in aktardığına göre Taner Gümüş’ün avukatı Ebrar Arslan: Ben öncelikle sayın mahkemenizden bir suç duyurusu talebinde bulunmak ve birkaç soru sormak istiyorum. Sanık Ümit Polat’ın müdafi avukat Sevgi Dağdemir tarafından hafta sonu TGRT kanalında yayınlanan canlı yayına katılarak, henüz yargılaması devam eden ve mahkeme huzurunda kesinleşmiş herhangi bir hüküm bulunmayan dosyaya ilişkin son derece ağır, gerçek dışı ve yönlendirici beyanlarda bulunulduğu görülmüştür. Sevgi Dağdemir, canlı yayında Ümit Polat’ın 11.02.2005 tarihinde Ali Sukas’ın yandaşlarının sadece ismini verdiği için gözaltına alındı…
Mahkeme Başkanı: Avukat hanım, soru varsa alalım.
Avukat Arslan: Suç işleniyor sayın başkan. Yani ben bu ilgili yayının kayıtlarının alınarak, suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum.
Mahkeme Başkanı: Avukat Hanım, herkes bir yerlerde konuşuyor. Siz suç duyurusunda bulunursunuz sonra.
12:57 | Gazeteci Ceylan Sever’in aktardığına göre Ali Üner’in avukatı Haydar Polat şu soruyu sordu: Sayın Başkan, ben şunu sormak istiyorum, Sanık Ümit Polat ile müvekkilim sanık Ali Üner, 131’inci eylemde birlikte sanıktırlar. Savcılık iddianamesinin 3 bin 102’nci sayfasında şu ifadeler yer alıyor: ‘Ümit Polat beyanında; Ali Üner, Ümit Polat’a giderek ‘Ali Sukas benden para istedi’ şeklinde beyanda bulunduğu’ iddia edilmektedir. Bu hususu ayrıca ve açıkça sormak istiyorum. Ali Üner size gelip, “Ali Sukas benden para istedi” şeklinde bir konuşma oldu mu? Bu sorunun cevabını…
Ümit Polat: İfademde öyle bir şey yok. Yani Ali Üner gelip bana, “Ali Sukas benden yüzde 10 istiyor” diye bir şey yok orada. Şimdi, o dönemde konuşulan oydu. Ben orada aklıma gelen firmaların isimlerini saydım. Dosyanın ismi orada bellidir. “O dosyadakilerden istedi” dedim. Ali Üner de bildiklerimden biriydi; çünkü Ali Üner’i ben çok sık gördüğüm bir insan değildi. Genel müdürlükte denk gelirdik, orada konuşurduk. Diğerlerinden isteyince o dönem bu ifadede bulundum.
12:54 | Gazeteci Ceylan Sever’in aktardığına göre Ertan Yıldız müdafii Avukat Özlem Altun Akyolşu soruları sordu: Ümit Bey, siz aşamalarda ve 12 Mart 2026 günü huzurda bazı ifadeler verdiniz. Bunlara ilişkin birkaç sorum olacak. Sizin Ali Sukas’a bağlı olduğunuz, Ali Sukas’ın da Ertan Yıldız’a bağlı olarak suç işlediği iddianamede iddia ediliyor. Siz ifadenizde dediniz ki, “Ali Sukas, usulsüz şekilde firmalardan %10 talep ediyordu”. Sizin bu hususta rahatsız olduğunuz ve bir şekilde irtibat kurarak müvekkilimden randevu alıp, müvekkilimle görüştünüz. Hatta dönemin valisiyle bile nihayetinde görüştüğünüzü söylediniz. Ki bu husus yalanlandı. Sonra dediniz ki, müvekkil Ertan Yıldız’la görüştükten sonra, Ertan Bey’e durumu anlattım, kendisi çok rahatsız oldu bu durumdan, “İlgileneceğim’ dedi” dediniz. Şimdi ancak ifadenizin içeriğinde de Ali Sukas’ın topladığı paraların, Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’e gittiğinden bahsettiniz. “Yukarıdan para istiyorlar. Yukarıdan kasıt Ertan Yıldız’dır” dediniz. Şimdi bu durum kendi içinde mantıksız değil mi? Siz paranın Ertan Yıldız’a gittiğini düşünüyorsanız, Ali Sukas’ı neden Ertan Yıldız’a şikayet ettiniz? Öncelikle bu soruya bir cevap alayım.
Ümit Polat: Şimdi şöyle başlayayım. Bakın, öncelikle ben ifademde ‘Vali beyle görüştüm’ demedim. Veya Ertan Yıldız’la kendim bire bir görüştüm, demedim.
Avukat Akyol: Dediniz…
Ümit Polat: Ben, ‘birileri vasıtasıyla haber gönderdim’ dedim, rahatsız olduğumdan. O Ertan Yıldız’a gittiği mevzusu, Fatih Keleş’in adı geçmişti ifademde. O da genel müdürle konuşurken bana söylediği şeydi. Onu orada ifade ettim ben.
Avukat Akyol: Huzurda kendisi Ertan Yıldız’la bizzat görüştüğünü söyledi. Ben onu yine…
Ümit Polat: Hayır, ‘Ertan Yıldız’la bizzat görüştüm’ diye bir ifadem yok benim.
Avukat Akyol: Kayıtlara geçti o husus.
Mahkeme Başkanı: Tamam, kayıtlara geçmiştir zaten.
11: 58 | Gazeteci Ceylan Sever’in aktardığına göre perşembe önce gazeteci, sonra avukat/milletvekili yeri tartışmaları nedeniyle ifadesi tamamlanmayan Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın mahkemede verdiği ifade şöyle: Mahkeme Başkanı: Söz hakkı vereceğim birazdan. Birazdan söz hakkı vereceğim. Söyleyeceklerin varmış.
Ümit Polat: Başkanım, çok sıkıntılı bir tutukluluk süreci geçirdim. Üç ayrı koğuş değiştirdim. Psikolojim altüst oldu. Yani gittiğimiz koğuşlarda yatacak yer olmuyor. Elli beş altmış kişiye yakın nüfuslarla yattık. Yerde yattım ben aylarca. Sıkıntılı bir süreç geçirdim böyle.
Mahkeme başkanı: Müdahil olmayalım lütfen.
Ümit Polat: Hiç alışkın olmadığımız düşünmediğimiz bir ortamda antidepresan kullanmaya başladım. Korkularım oluştu. Sıkıntılı bir süreç yaşadım. Bu yüzden geçen ifadede tam kendimi ifade edemedim. Çünkü hani böyle bir topluluk önünden hiçbir zaman konuşma yapmadım. Ben, basın önünde konuşan veya topluluğa karşı konuşan biri değilim. Ben işimi yapan bir memurum. Arkamdaki baskı beni çökertti. Bir ara algım kayboldu. Cevap veremeyecek pozisyona geldim. O yüzden bazı şeyleri atladım. Müsaade ederseniz ben de onlarla ilgili küçük bir şey yapmak istiyorum. Düzeltme yapmak istiyorum. Şimdi vali konusu, vali yalanladı diye haber oldu.
Mahkeme başkanı: Avukat Bey, şimdi beyanda bulunmak isteyebilir, daha beyanı tamamlamadık. Eklemek isteyebilir. Onları da sonunda değerlendirecek biziz. Yeni beyanlar gelirse yeniden soru sorabilirsiniz. Orada engel bir durum yok.
Ümit Polat: Başkanım, ben valiliğe, ben valiye saygısızlık yapmak istemem. Yanlış bir şey olduysa özür dilemek istiyorum. Ben Vali Bey’in akrabasının arkadaşı bizim şirkette çalışıyor dedim. Vali beyin akrabası biz de çalışıyor gibi bir ifadem olmadı. Onu düzeltmek istiyorum. Bir de ben ilk ifadeye avukatsız gittim ve etkin pişmanlık talebiyle gitmedim. Ben etkin pişmanlığın ne olduğunu bilmiyordum. İkincisi; zaten tutuklandığım ifadem, üçüncü ifadem içeriden başvurup etkin pişmanlık için gittiğim ifadem. Ben toplamda üç kez savcı karşısına çıktım. Şimdi ben darp olayına maruz kaldım diye anlatmıştım ama şikayetçi olmadım, korktum demiştim. Tabii ki daha sonra şikayetçi oldum. Ona atladım. O bilinsin istiyorum. Dokuzuncu ayda tutuklandıktan sonra şikayetçi oldum o konuyla ilgili. Şimdi Sayıştay hususuyla ilgili bir avukat arkadaş bir şey sormuştu. ‘Sayıştay denetimi geçirdiniz mi?’ diye. Ben lale soğandan sonraki dönemde sormuştu. Şimdi Sayıştay geldiğinde bitmiş dosyaları inceler. Usul açısıyla inceler.
Mahkeme başkanı: Lale soğanıyla ilgili detaylandırma oralarla ilgiliyse biz de öyle bir iddia yok.
Ümit Polat: Yine paranın teslim edildiğiyle ilgili herhangi bir yerde gördüm diye ifadem olmadı. Eleklerle ilgili Ali Sukas’ınverdiği ifadede eleklerin hurdaya çıktığı o eleğin hurda olduğu gibi bir ifadesi var. O elekler hurdaya çıkmadı. O elekler 2022 yılında Ağaç A.Ş. tarafından satın alındı. Biri satın alındı. Biri de iz bedelli hibe olarak girişi yapıldı. O beyanım benim doğru. İlgili belgeyi avukatım sunacak. Yine Tamer’in firmalarıyla ilgili az evvel mevzusu oldu. Tamer’in sadece bir firması yok. Diğer firmalarda Tamer’in eşinin eniştesinin üzerine yaptığı firmalar. Hatta farklı firmalardan ürün verdi. Yine bir şey olmuştu hani şeylerle görüşür müsünüz, eder misiniz? Ben robot değilim sonuçta. Hani sosyal çevrem bunlar. Hepsiyle yirmi beş yıldır aynı sektörde olunca mutlaka bir araya geliyorsunuz, görüşüyorsunuz. Düğünler, bayramlar, cenazeler oluyor. Ne bileyim yemek yemişliğimde var, oturup kalkmışlığım da var. Hani buradan nereye varmak istediğini anlamadım ama görüşüyorum.
Mahkeme Başkanı: Var mı başka ekleyeceğin söyleyeceğin bir şey?
Ümit Polat: Yok Başkanım şu an için.
10:35 |Gazeteci Hilmi Hacaloğlu’nun aktardığına göre duruşma başladı:
“Salon epey tenha. Avukatlara ayrılan alanın yarısından fazlası boş. Her tutuklu sanık için bir yakın izleyici kısmında. O alanın da beşte ikisi boş. Gazetecilere ayrılan kör noktaysa tıka basa dolu. Neyse ki koçaklı sandalyelerimiz var.”
Bilinmesi gerekenler: Kime, ne kadar ceza isteniyor?
İddianamede İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil yedi kişi ‘suç örgütü yöneticisi‘ olmakla suçlanıyor. Peki diğer isimler kim, ne kadar ceza isteniyor?
Ekrem İmamoğlu
‘Suç örgütü kurmak ve lideri olmak’la suçlanan İmamoğlu’na 849 yıldan 2 bin 430 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor.
İmamoğlu’na yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Suç işleme amacıyla örgüt kurmak’, ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘suç delilerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, ‘rüşvet’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘irtikap’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu’na muhalefet’.
Fatih Keleş
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’e 556 yıl sekiz aydan 1542 yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.
Keleş’e yöneltilen suçlamalar şöyle: ’48 kez rüşvet’, ‘rüşvet alma’, ‘rüşvet verme’, ’55 kez ihaleye fesat karıştırma’, ’39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘sekiz kez suç gelirlerini aklama’, ‘Maden Kanunu’na muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na muhalefet’, ‘çevre kirliliğine neden olma’, ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’, ‘irtikap’, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ ve ‘haberleşmenin engellenmesi’.
Murat Ongun
Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’a 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor.
Ongun’a yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Rüşvet’, ’53 kez ihaleye fesat karıştırma’, ’33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘suç gelirlerini aklama’.
Ertan Yıldız
İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız’a 86 yıldan 251 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Etkin pişmanlık faydalanan Yıldız tahliye edilmişti.
Yıldız’a yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Rüşvet’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’
Adem Soytekin
İşadamı Adem Soytekin’e 67 yıldan 194 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Soytekin etkin pişmanlık faydalanıp tahliye edilmiş, daha sonra beyanlarda çelişki olduğu gerekçesiyle yeniden tutuklanmıştı.
Soytekin’e yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Rüşvet’, ‘zincirleme şekilde rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘suç gelirlerini aklama’.
Murat Gülibrahimoğlu
İşadamı Murat Gülibrahimoğlu’na 19 yıl altı aydan 51 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Gülibrahimoğlu firari ve kırmızı bültenle aranıyor.
Hüseyin Gün
Hüseyin Gün’e 20 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Gün, İmamoğlu ve TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın ‘casusluk’la suçlandığı dosyada tutuklu.
Gün’e yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ ve ‘kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme’
İddianamede Ongun, Gülibrahimoğlu, Soytekin, Yıldız ve Gün için ayrıca şu talep var: “Örgüt tarafından işlenen tüm suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılsınlar.”
Yine Soytekin, Gün ve Yıldız’a ‘etkin pişmanlık’ nedeniyle ceza indirimi isteniyor.