Yani “millet”ten biriyseniz, polis arkadaşlar trafikte işleyeceğiniz bu suçlar için size bu cezayı kesecek; siz de paşa paşa gidip ödeyeceksiniz…
Hatta bazı suçlarda ehliyetinizi kaybedecek, arabanızın “bağlanmasına” ses çıkaramayacaksınız…
Fakat… “Millet”ten biri değil de…
Onun vekiliyseniz…
Hatta “eski” milletvekiliyseniz…
Bu kurallar da cezalar da sizin için geçerli değil…
Çünkü yeni içişleri bakanımız öyle uygun görmüş…
Altı yüze yakın yeni, bin yüzden fazla da eski milletvekiline hız sınırını aşma, kırmızı ışıkta geçme cezası gibi cezalar kesilemeyecekmiş…
Üstelik hala milletvekili olanların iki aracına birden bu ayrıcalık tanınacakmış…
Buram buram “ayrımcılık” kokan, anayasaya aykırı bir şekilde “sınıf”laşma yaratan bu kararı, SÖZCÜ’den Veli Toprak’ın haberinden öğrendik.
İyi de neden taze ya da bayat (!) vekillere böyle bir hak tanınıyor?
Can mı kurtaracaklar?
Yangın mı söndürecekler?
Denizde boğulana simit mi atacaklar?
Katil mi kovalayacaklar?
Hayır…
Maça gidecekler… Lokantaya gidip yemek yiyecekler… Orada burada göbek gezdirecekler…
Sayın arkadaşlar:
Vatandaştan 20 kat fazla maaş alıyorsunuz!
Altı yıldızlı otel gibi hastanelerde yedi sülalenizi tedavi ettiriyorsunuz!
Millet aç yatarken, üç kuruşa ziyafet sofraları kurduruyorsunuz…
Uçaklarda birinci sınıf uçuyorsunuz…
Hepsini anladık!
İyi de neden bize reva gördüğünüz trafik cezalarını kendinize uygulatmıyorsunuz?
Şeyinizde boncuk mu var?