Bekir Tamer Gökalp: Yapay zeka devriminin görünmeyen altyapısı elektrik şebe­keleridir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Son iki yıl içerisinde yapay zekâ uygulamalarındaki pat­lama, teknoloji sektöründe bü­yük bir heyecan yarattı. Ancak bu devrim yalnızca yazılımdan ibaret değil. Yapay zekâ mo­dellerinin eğitilmesi ve çalış­tırılması için devasa veri mer­kezlerine ihtiyaç var.

Bugün dünyanın en büyük teknoloji şirketleri (Micro­soft, Amazon, Google ve Me­ta) milyarlarca dolarlık yeni veri merkezleri inşa ediyor. Bu tesislerin her biri küçük bir şehir kadar elektrik tüketebi­liyor.

Bazı tahminlere göre tek başına büyük bir veri merke­zi kompleksi 500 megavat ile 1 gigavat arasında elektrik tü­ketebiliyor. Bu miktar, orta bü­yüklükte bir ülkenin enerji ih­tiyacına yaklaşabiliyor.

Uluslararası Enerji Ajan­sı’nın projeksiyonlarına göre 2030 yılına kadar yalnızca veri merkezlerinin küresel elektrik talebi içindeki payı iki katına çıkabilir.

Başka bir ifadeyle, yapay zekâ devriminin görünmeyen altyapısı aslında elektrik şebe­keleridir.

Geçmişte enerji güvenliği denildiğinde akla petrol gelir­di. Petrol rezervleri, tankerler ve boru hatları küresel jeopoli­tiğin merkezindeydi.

Bugün ise enerji güvenliği farklı bir anlam kazanıyor. Ar­tık ülkeler yalnızca petrol kay­naklarına değil; elektrik üreti­mine, şebeke kapasitesine ve kritik minerallere de odakla­nıyor.

Bekir Tamer Gökalp’in yazısı