İran krizi Avrupa için sadece bir dış politika meselesi değil. Bu kriz aynı zamanda Avrupa’nın kimliğini test ediyor.
Eğer Avrupa gerçekten bir barış projesiyse, Madrid’in sesinin daha güçlü çıkması gerekir. Ama eğer kıta giderek askeri blokların uzantısına dönüşüyorsa Berlin’in dili belirleyici olacak.
Bugün Avrupa’da hâlâ iki farklı ses duyuluyor.
Biri Madrid’den geliyor:
“Diplomasi hâlâ mümkün.”
Diğeri Berlin’den yükseliyor:
“Güç olmadan düzen olmaz.”
Biri Madrid’in, diğeri Berlin’in dili…
Ama tarihin acı ironisi şu:
Avrupa’yı bir zamanlar yıkan şey güç siyasetiydi, ayağa kaldıran ise barış fikriydi.
Eğer Berlin’in dili Avrupa’ya hâkim olursa, kıta sadece Ortadoğu’daki savaşın parçası olmakla kalmaz. Kendi tarihinden de hiçbir şey öğrenmediğini ilan etmiş olur.