ABD’li insan hakları aktivisti Jesse Jackson, 84 yaşında hayatını kaybetti.

Siyah ABD’lilerin ırkçılığa karşı 1950-1960’larda kurduğu Sivil Haklar Hareketi’nin (Civil Rights Movement) lideri olan Jackson öldü. Ölüm nedeniyse açıklanmadı.
Jackson, on yıldan fazla bir süredir felç hastasıydı. Kendisine ilk olarak Parkinson hastalığı teşhisi konmuştu. Son yıllarda iki kez Covid nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.
Ailesi, onun için “Adalet, eşitlik ve insan haklarına olan sarsılmaz bağlılığı, özgürlük ve haysiyet için küresel bir hareketi başlatmaya yardımcı oldu” dedi.
1984 ve 1988’de Demokratik Parti’nin başkan adaylığı için yarışan Jackson, ABD’nin önde gelen insan hakları savunucusu Dr. Martin Luther King Jr., 1968’de suikasta uğrarken yanındayd.
Jackson, 1988’de Demokrat Parti’den ABD başkanlığı adaylığı için yarışmış, Massachusetts Valisi Michael Dukakis’in karşısında kaybetmişti. Dukakis’se genel seçimlerde George HW Bush tarafından ağır bir yenilgiye uğratılmıştı.
BBC’nin aktardığına göre ailesinin açıklamasının devamı şöyle:
“Yorulmak bilmeyen bir değişim öncüsü olarak, 1980’lerdeki başkanlık kampanyalarından milyonları oy kullanmak için harekete geçirmeye kadar, sesini duyuramayanların sesini yükseltti ve tarihte silinmez bir iz bıraktı.
Babamız sadece ailemize değil, tüm dünyadaki ezilenlere, sesini duyuramayanlara ve göz ardı edilenlere hizmet eden bir liderdi. Onu dünyayla paylaştık ve karşılığında dünya da geniş ailemizin bir parçası oldu.
Adalet, eşitlik ve sevgiye olan sarsılmaz inancı milyonları yüceltti. Sizden, onun yaşadığı değerler için mücadeleye devam ederek onun anısını onurlandırmanızı rica ediyoruz.”
Jackson kamuya açık törenle Chicago’da uğurlanacak.
Cenaze töreninin detayları Jackson’ın kurduğu sosyal adalet kurumu Rainbow PUSH Coalition (İnsanlığı Kurtarmak İçin Birleşen İnsanlar Koalisyonu) tarafından açıklanacak.

Jackson Mayıs 2020’de The Guardian‘a şöyle demişti:
“Ben bir öncü, bir yol açıcıydım. Siyah birinin başkan adayı olmasıyla ilgili şüpheler, alaycı tavırlar ve korkularla başa çıkmak zorundaydım.
Siyah akademisyenler, neden zamanımı boşa harcadığımı anlatan makaleler yazıyordu. Siyahlar bile bir siyahın kazanamayacağını söylüyordu.”
İlk siyah başkan Barack Obama, zaferinden sonra Jackson’a teşekkür etmişti.