ABD’de Donald Trump yönetimi İran’ı tehdit etmeye devam ediyor.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) 26 Ocak’ta bir uçak gemisinin ‘bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak amacıyla Ortadoğu’ya konuşlandırıldığını’ duyurmuştu. USS Abraham Lincoln uçak gemisine üç savaş gemisi de eşlik ediyor. Bu gemiler, daha önce Asya-Pasifik bölgesindeydi.
ABD Başkanı Donald Trump dün bir donanma filosunun daha İran’a doğru hareket ettiğini söyleyip “Zaman daralıyor. Bu gerçekten önemli. İran’a daha önce dediğim gibi, anlaşma yapın” demişti.
Bu filonun, ay başında Venezuela lideri Nicolás Maduro’nun devrilmesi operasyonunda kullanılan güçten daha büyük olduğunu belirten Trump, donanmanın ‘gerektiğinde görevlerini süratle ve şiddetle yerine getirmeye hazır’ olduğunu belirtmişti.
TRT Haber’in aktardığına göre Trump ardından İran’ı nükleer silahlardan arındırılmış ve tüm taraflar için adil bir anlaşma masasına oturmaya çağırdı.
Tahran’a uyarılarını sertleştiren ABD başkanı 2025 Haziran’da İran’ın nükleer tesislerini hedef alan ‘Gece Yarısı Çekici Operasyonu’nu hatırlatıp yeni saldırının ‘çok daha kötü’ olacağını iddia etti.
Beyaz Saray’ın bölgeye askeri yığınak yapma gerekçesinin, son dönemdeki protestolardan ziyade Tahran’ın nükleer programına odaklanmaya başladığı gözleniyor.
Rubio: Önleyici savunma seçeneği masada
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ysa Senato’da İran hükümetinin 1979 devriminden bu yana en zayıf noktasında olduğunu söyledi.
Rubio son protestolarda 30 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği iddialarına değinerek 30 bin ABD personelini hatırlatıp İran’ın balistik füze ve drone tehdidine karşı korumak için askeri varlığın güçlendirildiğini belirtti.
Rubio, İran’ın bir saldırı planladığına dair işaret alınması durumunda ‘önleyici savunma seçeneğinin masada olduğunu’ söyledi.
İran: Tehdit altında müzakere yapmayacağız
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, askeri tehditler altında diplomasinin başarılı olamayacağını belirterek Trump’ın çağrılarını reddetti.
Silahlı kuvvetlerin her türlü saldırıya anında ve emsalsiz bir yanıt vermeye hazır olduğunu belirten Erakçi ‘dayatma ve tehditlerden uzak, eşit koşullarda ve barışçıl nükleer teknoloji haklarını güvence altına alan bir anlaşmaya açık olduklarını’ yineledi.
Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’yse gerilimi düşürmek ve taraflar arasında ortak bir zemin bulmak için yoğun diplomasi yürütüyor.
İran’da neler olmuştu?
İran’da 28 Aralık 2025’te para biriminin yüksek değer kaybı ve enflasyon nedeniyle esnafın başlattığı protestolar ülke geneline yayıldı.
Göstericilere başından itibaren açıktan destek veren Trump, 13 Ocak’ta “İranlı vatanseverler protestolarınıza devam edin, yardım yolda” dedi.
14 Ocak’ta Reuters’a konuşan İranlı üst düzey bir yetkiliyse, ABD saldırısı durumunda Tahran yönetiminin Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) veya Türkiye’deki ABD üslerini hedef alabileceğini söyledi.
Öte yandan ABD ve Britanya 14 Ocak’ta Katar’daki ABD üssü El-Udeyd’deki askerlerini geri çekmeye başladı.
Devam eden protestolar ve gerilimin tırmanışı, ABD’nin İran’a askeri müdahalede bulunacağı yorumlarını beraberinde getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, 14 Ocak’taki açıklamasında da “Bize, İran’da infazların durdurulduğu bildirildi. Şu anda bir infaz planı ya da idam yok” demiş, dün de ‘800’den fazla idamı iptal ettiği’ İran’a teşekkür etmişti.
Amerikan haber sitesi Axios, 18 Ocak’ta Trump’ın İran’a olası bir saldırıdan diplomatik temaslar, bölgesel müttefiklerin tepkisi ve lojistik engeller nedeniyle vazgeçtiğini yazdı.