Eray Özer: Ortadoğu'nun 14 Ocak'ta badire atlattığını görmek için uzman olmaya gerek yok…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dış politika uzmanı değilim ama öyle sanıyorum ki, 14 Ocak Ortadoğu açısından önemli bir gündü.

Öncelikle Dışişleri Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’ye gitti ve orada mevkidaşı Al Nahyan’la görüştü.

Epeydir, ABD’nin/Trump’ın Türkiye ile İsrail arasında bir iletişim kurulmasını arzu ettiğine dair haberler okuyoruz. Dün ne tesadüf ki, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar da Abu Dabi’deydi.

Aynı günün akşamında Trump İran konusunda ‘değişik’ bir açıklama yaptı: “Bize, İran’da infazların durdurulduğu söylendi. Şu anda bir infaz planı ya da idam yok. Eğer böyle bir şey olursa hepimiz üzülürüz. Ancak bana ulaşan bilgilere göre infazlar durmuş. İnfaz yapmayacaklar.”

Yine aynı saatlerde Washington Post çok ilginç bir haber geçti: “İran’la İsrail birbirlerine saldırı düzenlemeyeceklerine dair anlaştı.”

Trump, “İran protestocuları asmayacak” diyerek adeta olası bir operasyonu erteleme açıklaması yaparken dünyaca ünlü Reuters ise tam tersi bir iddia attı ortaya: “ABD’nin askeri müdahalesi 24 saat içinde gerçekleşebilir.”

İran 14 ve 15 Ocak için önceden izin alınmış sivil gidiş-geliş uçuşları hariç tüm hava sahasını her türden uçuşa kapattığını açıkladı.

Tüm bu gelişmelere bakınca Ortadoğu’nun 14 Ocak’ta büyük bir badire atlattığını görmek için uzman olmaya pek gerek yok gibi…

Öyle anlaşılıyor ki, dün bir savaşın eşiğinden dönüldü. Türkiye’nin de dahil olduğu bir grup ülke devreye girdi ve savaş ‘şimdilik’ ertelendi. Bana kalırsa, mesela Washington Post’un haberinin dün Rusya tarafından ivedilikle sızdırılması bile bu savaşı önlemeye yönelik hamlelerden sadece biriydi.

Eray Özer’in yazısı