Alaattin Aktaş: 'Gel vatandaş gel'den, 'Gel yabancı gel'e…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in enflasyonun yüzde 19 olarak gerçekleşeceğine dönük açıklamayı niye Türkiye’de değil de Londra’da yabancı yatırımcılara yaptığı konuşulmaya devam ediliyor.

İngiliz ya da başka ülkelerden yatırımcılar Türkiye’deki enflasyonun kaç olduğuyla ilgilenir mi?

Hiç umurlarında olmaz, hiç!

Onlar bir tek şeye bakarlar;

Türkiye’den para kazanabilecekler mi, kazanamayacaklar mı? Aslında bu da gayet normal. Türkiye’deki faiz oranıyla döviz artışı arasındaki makas hangi boyutta olacak? Onlar açısından tek bilinmesi gereken budur.

Pazarcı esnafı bir yandan soğuktan titrer ve yaktığı küçük ateşte ısınmaya çalışırken bir yandan da tezgahında müşteri olsa bile alışkanlıktan sürekli bağırır ya “Gel vatandaş gel” diye, döviz ihtiyacı bir türlü bitmek bilmeyen Türkiye de sıcak para sahiplerine o paraları Türkiye’de park etmeleri için sürekli davetiye çıkarmak ama menünün de tatmin edici olacağını söylemek, söylemenin ötesinde ikna etmek durumunda…

Mikro ölçekte “Gel vatandaş gel”den, makro ölçekte “Gel yabancı gel”e…

Durum bundan ibaret. O döviz gelecek, o dövizin gelmesi için her şey yapılacak.

Enflasyon öyle hızlı bir şekilde düşürülmeyecek, düşürülmeyecek ki faiz yukarda olsun; faiz yukarıda olsun ki yabancı gelsin.

Hepsi bu!

Alaattin Aktaş’ın yazısı