Mavi ölüm: Nadir toprak elementi madeni yakınındaki Perak renk değiştirdi

Malezya’nın en uzun ikinci nehri Perak parlak mavi renge bürününce nadir toprak elementi madeni üç haftalığına kapatıldı. Doğal Kaynaklar ve Çevre Bakanı madendeki radyasyon seviyesinin 13 bekerel olduğunu söyledi, projenin çevresel etki değerlendirmesi raporuna göre 1 bekereli aşmaması gerekiyordu.

Perak maviye renge büründü. Fotoğraf: Jejak Air Tawar

Aynı bölgedeki iki kalay madeninde de işler durduruldu, ama ilk incelemelere göre, nehri turkuaza boyayan, nadir element madeninin atıkları.

Perak’ın rengi ilk kez değişmiyor aslında. En iyi bilgi balıkçılarda var. Mohd Nazri Abdul Nasir, 38, onlardan biri, nehrin renginin daha önce de birkaç kez değiştiğini söylüyor, ama bu yıl başka.

“Bu yıl en kötüsü” diyor. “Beş yıl önce balıkçılığa başladığımdan beri böyle bir şey hiç görmedim. Su birkaç günde bir maviye dönüyor.”

Mavi, ölüm demek: “Su mavileştiğinde balıklar sersemliyor. Küçükleri ölüyor, büyükler nefes alabilmek için yüzeye çıkıyor.”

Perak aynı zamanda birçok köyün su kaynağı. Orang Asli köyünden Pandak Busu’ya, 59, kulak verelim:

“Endişeye kapılıyoruz su maviye döndüğünde. Birçok küçük balık ölüyor, biz de balık yemeye korkuyoruz, su içmeye, hatta giysilerimizi yıkamaya bile.”

Suyun renginin ilk kez değişmediğini söylüyor Busu da “Ama bu sonuncusu en kötüsü” diyor.

Nadir toprak elementleri madenciliğine iştahla atılan Türkiye’yi bekleyen musibetlerden sadece biri, Malezya’da olan biten. Eskişehir Beylikova ve çevre köyler tetikte olmalı.

Nadir toprak elementleri madenciliğinde bilgi ejderhanın (Çin’in) ağzında desek yeri var. Mesele sadece çıkarmak değil, parçalamak, ayrıştırmak, rafine etmek, işlemek, teknolojik ürün haline getirmek için 100 kadar aşamayı bilgiyle aşmak gerek, ama bu bilgileri vermiyorlar.

Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan geçen ay bir konuşmasında bilgiyi vermiyorlar diye sızlanmıştı. Malezya da aynı durumda. Türkiye’den önce adımlar atmasına rağmen bu bilgilerden yoksun. Faaliyeti durdurulan madeni işleten MCRE Resources Sdn Bhd, Çin devlet şirketi Chinalco’nun işbirliğiyle in-situ (yerinde) liçleme (süzme) teknolojisini kullanıyor.

Malezya, Türkiye gibi, nadir toprak elementleri üretiminde küresel oyuncu olmak istiyor ama bu karmaşık operasyonu denetleyecek uzmanlıktan, bilgiden de yoksun. Malezya, 2023’te, 16 milyon tonluk nadir toprak elementi rezervine sahip olduğunu açıklamıştı, Türkiye’nin de 14 milyon tonluk rezerve sahip olduğu söyleniyor.

Nadir toprak elementlerinin yol açtığı ilk ve tek çevre sorunu değil Perak nehrinin zehirlenmesi. Çin’i saymazsak dünyanın en büyük nadir toprak elementi madencisi Avustralyalı Lynas 2012’den beri Malezya’da bir işleme tesisi çalıştırıyor. Batı Avustralya’da çıkardığı madeni götürüp Malezya’nın Kuantan kenti yakınlarında, Gebeng’deki tesiste işliyor.

Lynas, Çin dışında ağır toprak elementi üreten ilk firma oldu, dysprosium üretti, bunu da Malezya’daki tesisinde becerdi. Bu tesisin atıkları o zaman bu zaman tartışma konusu. Yerel halk sürekli şikayetçi. 2018’deki seçimlerde Barisan Nasional’ın (Ulusal Cephe) 61 yıllık iktidarına son veren Pakatan Harapan (Umut İttifakı), muhalefetteyken söylediklerini yalayıp Lynas’ın ruhsatını iki kere uzattı. Lynas’ın Gebeng’deki tesiste çıkan atıkları Avustralya’ya götürmesi gerektiğini söylüyordu muhalefetteyken. Bu olmadı. Hükümetin Lynas’a verdiği ruhsatın süresi 2026’da bitiyor.

Ahali ve doğa savunucuları sürenin uzatılmamasını, atıkların Malezya’dan çıkarılmasını istiyor. Endişeleri şu: Malezya, nadir toprak elementlerini işlemede kirlilik merkezi haline gelecek, çünkü hükümet radyoaktif atıkların, doğa tahribatının ve kamusal hesap verme sorumluluğundan kaçmanın uzun vadeli etkilerini hesaba katmadan nadir toprak elementleri madenciliğini destekliyor.

Lynas’ın Gebeng’deki Gelişmiş Malzeme Fabrikası (LAMP), Çin dışındaki en büyük nadir toprak işleme tesislerinden biri. Bu tesisteki ‘Kırma ve Süzme (liçleme)’ işlemi, yarı-ömrü 14 milyar yıl olan toryumu da içeren radyoaktif atık üretiyor. (Beylikova’daki rezerv de toryum ve uranyum içeriyor.)

ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırgan tutumuyla başını çektiği Batı, Çin’in bir tedarik zinciri oluşturmak isteyor ve Malezya bu bakımdan önemli. Fakat, Utah merkezli Rare Earth Exchanges‘e göre sorun şu:

“Yabancı teknolojiye, yabancı uzmanlığa ve yabancı sermayeye büyük ölçüde bağımlı bir ülkenin nadir toprak elementleri tedarik zincirinde güvenilir bir oyuncu olmaya çalışması.”

Bu saptama Türkiye için de geçerli.

Çin, 1,15 milyon tonluk nadir toprak elementi keşfetti

Özel’den nadir toprak elementi kanunu teklifi: Erdoğan var mısın, yok musun?

Erdoğan: Nadir toprak elementleri sahası başka ülkeye verilmeyecek

Trump ve Şi anlaştı: ‘Nadir toprak elementleri için hiçbir engel kalmadı’