Deniz Ülke Kaynak: IRA, ETA, FARC liderleri de barış süreçlerinin sonunda meşru siyasi ak­törlere dönüştürülmüştür

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Tanım, bir özne olarak te­röristin kim olduğuna değil, ona kimin baktığına bağlıdır. Az veya çok kitlesel karşılığı olan hiçbir terör örgütü ya da te­rörist, herkes tarafından aynı şe­kilde lanetlenmez, düşmanlaştı­rılmaz, aksine birilerince sevilip idealize edilebilir. Zira terörizm denilen şey, tahribat yaratsa bile bir şiddet eyleminden ibaret de­ğildir. Bir şiddet eyleminin terö­rizm kategorisine girebilmesi için siyasi amacı ve hedefi olması ge­reklidir.

Terörizm dediğimiz şey ise ister bireysel ister örgütlü bir yapı içe­risinde gerçekleştirilsin ‘rejime direniş, halkını kurtarma, sınıf­sal çatışma, inançlarının gereği­ni yerine getirme, devletini koru­ma vs.’ gibi siyasi saiklerle eyleme dönüştürülmüş şiddettir. Esas amaç eylemin kendisi değil, eyleme karşı gelişe­cek tepkinin gelişimini sağlamak­tır.

Bir kişi terör örgütü lider­liğine soyunduğu andan itibaren çoğunlukla bir siyasi kimliğe dö­nüşür. O kişiye iyi ya da kötü bir­çok olumsuz özellik atfedilir. Bir tarafta şeytanlaştırılırken, diğer tarafta efsaneleşir. Kişi, bu kimli­ği üzerinde taşırken hem masum­ların katili ve hem de halklarının özgürlük savaşçısı olarak anılır. Bu özellikler kişinin gerçek nite­liklerinden bağımsız olarak geli­şir, şekillendirilir. Bilgi ve enfor­masyon sistemleri o kişinin kimli­ğini inşa eder; kitleye paketlenmiş bir ürün olarak sunarlar. Tam da bu nedenle çözüm süreçleri çer­çevesinde dönüşüm başladığında esas maharet, önceki içeriğin ye­niden ambalajlanması ve piyasaya sunulmasında gizlidir.

IRA, ETA, FARC vs. liderleri de barış süreçlerinin sonunda yeni­den paketlenerek meşru siyasi ak­törlere dönüştürülmüştür. Baka­lım bizde durum ne olacak?

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı