Tutuklu şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, iki yerel mahkemenin Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını tanımamasıyla ilgili “Allah kimseyi masumiyetini müdafaa etmek zorunda bırakmasın” dedi.

Gezi davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan şehir plancısı Kahraman, 25 Nisan 2022’den bu yana tutuklu.
AYM, 31 Temmuz 2025’te Tayfun Kahraman’ın ‘hakkaniyete uygun yargılanma hakkı’nın ihlal edildiğine karar verdi.
Kararın bir örneği ‘hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlali’nin ortadan kaldırılması için İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
Fakat yerel mahkeme 6 Kasım’da Kahraman’ın yeniden yargılama ve tahliye talebini reddetti. Hatta gerekçesinde AYM’yi “Süper temyiz mahkemesi değil” diyerek hedef aldı.
Bunun üzerine Kahraman’ın avukatı Cansu Çiftçi İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz başvurusunda bulundu. Bu mahkeme de itirazı reddetti.
Meriç Demir Kahraman iki karar sonrası şöyle dedi: “Bugün gelinen aşamada ortaya çıkan vaziyet bizim ailemizin, Tayfun’un masumiyetinin çok ötesinde ülkemizdeki her bireyin anayasal güvenceleriyle ilgilidir.”
Kahraman’ın X’teki açıklaması şöyle:
’32 sayfalık itirazımız iki satırda reddedildi’
“Bugün 186’nci kez Vera ile birlikte Tayfun’u cam ardından bir saat görmek için Silivri’ye gidiyorum. Bugün diğer günlerden, önceki ziyaretlerimizden farklı.
13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi kararına karşı yaptığımız 32 sayfalık itirazımız 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gündem yoğunluğu içinde iki satırda reddedildi.
Yıllardır tüm kamuoyuna Tayfun’un cebir ve şiddetle hiçbir alakasının olmadığını, masumiyetimizi anlattım, belgeledim. Anayasa Mahkemesi de bu gerçeği hukuken doğruladı, belgeledi.
Ülkemizde, devletimizin varlığını, bekasını koruyan Anayasamız yürürlüktedir; Anayasa Mahkemesi’nin de esastan aldığı kararlar teknik ya da siyasi bir tartışmaya açık değildir.
Bugün gelinen aşamada ortaya çıkan vaziyet bizim ailemizin, Tayfun’un masumiyetinin çok ötesinde ülkemizdeki her bireyin anayasal güvenceleriyle ilgilidir.
‘44 aydır sürdürdüğüm haftalık iletişimimizi sonlandırıyorum‘
Tüm samimiyetimizle hem yaşadıklarımız hem de ortaya çıkan vaziyetin nesnesi olmanın çok derin üzüntüsü içindeyiz. Dolayısıyla bugün itibariyle 44 aydır sürdürdüğüm haftalık iletişimimizi sonlandırıyorum.
‘Bugünden sonraki söz hukukçuların, siyasilerindir’
Sözün bittiği yerde değiliz, söz bitmez. Ancak bugünden sonra benim paylaşacaklarım olsa olsa sıradan bir ailenin fotoğraf albümü mahiyetinde olacaktır.
Bugünden sonraki ihtimallere dair söz hukukçuların, siyasilerindir. Ocağımıza düşen bu yangını söndürmek için bizimle beraber su taşıyan herkese minnetle…
Allah kimseyi masumiyetini müdafaa etmek zorunda bırakmasın.“