Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Meclis’te “Diplomatik girişimler cevapsız kalırsa Türkiye’nin pozisyonu da politikası da bellidir. Türkiye, Suriye’de bir dejavu yaşanmasına izin vermeyecektir” dedi.
Erdoğan, ‘terörsüz Türkiye‘ süreci nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve DEM Parti’ye teşekkür etti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 28’inci Dönem Dördüncü Yasama Yılı bugünkü açılışla başladı.
Açılışa CHP, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi (EMEP) katılmazken DEM Parti ve İYİ Parti dahil oturuma katılan partiler Erdoğan’ı ayakta karşıladı.
Bahçeli ve DEM Parti’ye teşekkür etti, Önder’i andı
Erdoğan açılış konuşmasında ‘terörsüz Türkiye’ süreci için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve DEM Parti’ye teşekkür etti. Hayatını kaybeden DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’iyse andı:
“Terör örgütü de feshini duyurmuş ve sembolik törenle silahlarını yakmış ve terör belası böylece bitme noktasına gelmiştir. Sürecin hassas olduğunun farkındayız. En başından beri olumlu bakıyor ve olumlu bakmak için çaba sarf ediyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti hiçbir dünyevi güç karşısında taviz vermez, diz çökmez ve egemenliğini asla pazarlık konusu yapmaz. Bazı partilerin tahrikleri ile zihinlerinde soru işareti oluşan vatandaşlarımız müsterih olsun. Hedefimiz terörün bitmesi ve kardeşliğin güçlenmesidir.
‘Komisyonda önerilerin hayata geçirilmesi bir sonraki aşama…’
TBMM’deki komisyon çalışmalarını tamamlayınca elimizde önemli doneler olacaktır. Önerilerin hayata geçirilmesi bir sonraki aşamayı teşkil edecek.
Bu komisyon da göstermiştir ki silah ile çözüm olmaz. Her şey saygı çerçevesinde konuşulabilir, tartışılabilir ve istişare edilebilir.
Milli dayanışma komisyonumuz bu olgunluğu sergilemiş ve Türkiye’nin bu olgunluğa eriştiğinin delili olmuştur. Komisyon üyelerine teşekkür ediyor bundan sonraki oturumlarında başarılar diliyorum.”
Cumhurbaşkanı, Suriye’deki duruma ilişkinse şunları söyledi:
‘Türkiye’nin güvenliği için atacağımız adımlar, huzur ve kardeşlikten ayrı tutulmalı’
“Türkiye’nin güvenliği ile yakından alakalı meselelerde atacağımız adımlar, oluşan huzur ve kardeşlik ikliminden tamamen ayrı tutulmalıdır.
‘Türkiye sınırları dışındaki Kürtlerin de en büyük hamisi; son günlerde kapısı çalınan ilk sığınağıdır’
Türkiye, Türkiye içindeki Kürtlerin anavatanı olduğu kadar Türkiye sınırları dışındaki Kürtlerin de en büyük, en samimi, en güvenilir hamisidir, kardeşidir, son günlerde kapısı çalınan ilk sığınağıdır. Bu, yüzyıllardır olduğu gibi bugün de, yarın da böyledir. İnşallah hiçbir zaman değişmeyecektir.
Sınırlarımızın ötesindeki Kürt kardeşlerimizin terör örgütleri baskısıyla Müslüman düşmanı ülke ve odaklar tarafından istismar edilmesine rıza göstermeyiz. Suriye’nin bölünme planlarının karşısındayız.
Herhangi bir terör oluşumunu önlemek için diplomasinin tüm kanallarını devreye aldık. Diplomatik girişimler cevapsız kalırsa Türkiye’nin politikası bellidir. Türkiye, Suriye’de bir dejavu yaşanmasına izin vermeyecek. Bu ilkeli tavrımız Kürt kardeşlerimizin aleyhine değil tam tersine onların lehinedir.
Bölgemizin terörden kurtarmak için bir adımdır. Hepimiz ortak geleceğin yolcularıyız. Biz birbirimize duvarın tuğlaları gibi kenetlenirsek bölgedeki barış gerçekleşecektir.
Aramıza simsarlar girdiğinde çatışma, kan, gözyaşı eksik olmayacaktır. Nasıl Çanakkale’de Türk Kürt Arap birlikte vatanı savunduysa yakında da ülkenin refahını kalkınmasını birlikte tahkim edecektir.”
Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:
* (Ekonomi) 2026 senesi, Türkiye ekonomisinde adeta bir reform yılı olacak. Sanayiden teknolojiye, tarımdan enerjiye, ekonomimizin tüm alanlarında büyük bir dönüşüm başlatıyoruz.
‘Meşruiyet’ tartışmasına tepki gösterdi
* (Meşruiyet tartışması) “Biz, siyaset sahnesine ilk çıktığımızdan beri meşruiyetin kaynağı millettir” dedik. Bakınız, bu ülkede bir dönem egemenlik kâğıt üzerinde millete ait olsa da hakikatte sermayenin, medyanın ve mütegallibenin tasallutu altındaydı.
* Hâkimiyeti imtiyazlıların elinden aldık, asıl sahibi olan millete teslim ettik. Türkiye’de gücünü halktan almayan ayrıcalıklara yer yoktur. Siyasette, hukukta, ekonomide, kamuda, sosyal ve gündelik hayatta milletin iradesine dayanmayan imtiyazlara yer yoktur, inşallah hiçbir zamanda olmayacaktır.
* Egemenliğin kaynağı milletin iradesidir. Millet de bu iradesini yürütmede seçilmiş cumhurbaşkanı, yasamada milletvekilleri aracılığıyla kullanır.
* Bazı muhalefet aktörlerinin belli periyotlarla, özellikle ortaya dökülen kimi skandalları perdelemek için gündeme getirdiği suni tartışmalar, milletimizin 14-28 Mayıs seçimlerinde ortaya koyduğu iradeye saygısızlıktır.
‘Milletimiz beş yıllık yetki vermiştir, sonuna kadar kullanacağız’
* Milletimiz cumhurbaşkanlığında şahsımıza, Meclis’te sizlere beş yıllık yetki vermiştir. Bu yetkiyi, sonuna kadar en güzel, verimli şekilde kullanacağız.
* 23 yılda alınan mesafeyi ‘Türkiye Yüzyılı’na yakışacak ve Türkiye’ye dar gelmeyecek yeni bir anayasayla taçlandırma arzumuza sahip çıkacağınıza inanıyorum.