Dilek Güngör: Can Holding dosyasını aralamaya devam ediyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Can Holding dosyasını aralamaya devam ediyoruz. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma önümüzdeki günlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredilecek. Eminim, Akın Gürlek başkanlığında yürütülecek çalışmalar, sigara ve makaron kaçakçılığından elde edilen servetin, eğitim ve medyada nasıl aklandığını daha net ortaya çıkaracaktır.

Şimdi gelin Can’ların ‘kara para’ hikâyesinin nasıl başladığına bakalım.

Dün de yazdım. Can Holding adını birçoğunuz Ciner Medya Grubu satın almasıyla duydu. Fakat Can’ların asıl gündeme gelişi 2000’lerde başlıyor. 2002’deki Duman Operasyonu, Can Ailesi’nin erken dönem faaliyetlerini açığa çıkardı. O dönemde 8 trilyon TL değerinde kaçakçılık ağı ve 4 milyon paket sigara ele geçirildi.

Zamanhan Can ile oğulları Kemal ve Mehmet Şakir Can, hem Türkiye’de hem uluslararası operasyonlarda sigara kaçakçılığı suçlamalarıyla gözaltına alındı. 2016’da 11 ülkede yürütülen operasyonlarda “küresel baronlar” arasında anıldılar. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında hapis cezası aldılar, milyonlarca liralık adli para cezası ödediler. Bu gelirleri daha sonra kara para aklama mekanizmalarıyla sisteme soktular. Savcılığın MASAK raporlarına dayandırdığı rakam 88 milyar TL. Bugünkü kurla 2 milyar dolar…

Dilek Güngör’ün yazısı