Marihuana kullanan üç kişiden biri bağımlı oluyor

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Kenevirin bağımlılık yapmadığı inancı yanlış. Düzenli kullanımının beyindeki hücre sinyalizasyon (endokannabinoid) sistemini değiştirerek bağımlılık sendromu geliştirdiği araştırmalarla gösterildi.

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Evren “Unutulmamalı ki bağımlılık yapan maddelerin tamamına yakını daha önce tedavide kullanılmış ya da halen kullanılıyor” dedi.

Kenevir bitkisi. Fotoğraf: Pexels

Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 21 Temmuz’da mecliste kabul edildi. Bu kanun tıbbi keneviri de yasallaştırdı.

Torba yasayla geçirilen düzenlemede ‘kenevirin sağlık ve kişisel bakım ürünleri elde etmeye yönelik yetiştiriciliği‘nin yolu açıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı üretimini, Sağlık Bakanlığı ise işlenmesini ve satışını düzenleyecek.

Nitekim Sağlık Bakanlığı Türkiye’nin tıbbi kenevir satışında önemli bir tedarik merkezi olmasını hedefliyor.

30 yıldır bağımlılıkla ilgili çalışan Evren’le ‘tıbbi kenevir‘i konuşmaya devam ediyoruz.

Evren önceki bölümde marihuana (esrar) kullanımının kliniğe yansımalarını anlattı ve ‘esrar’ yerine ‘tıbbi kenevir‘ denmesinin tabloyu hafifletmediğini vurguladı.

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Evren. Fotoğraf: Diken

Güçlü kanıtlarla desteklenen tıbbi kullanım alanları sınırlı

Evren ‘ilaç formatındaki esrarlar’ın özellikle kanser hastaları için kullanıldığını söyledi: “Tıbbi kullanımlarda CBD (esrarın içindeki koruyucu madde) ağırlıklı olan ve kannabinoid oranlarının özel hesaplandığı ilaç formatındaki esrarlar özellikle kanser hastalarında tedaviye dirençli ağrı ve bulantı gibi durumlar için kullanılıyor.”

‘Tıbbi kenevir‘ terimi genellikle THC oranı yüzde 0,3’ten düşük, CBD oranı yüksek türleri ifade ediyor. CBD’nin antipsikotik ve anksiyete giderici etkileri olduğu bildiriliyor ama bu netleşmiş değil. Evren, “Bu tanılarda en azından henüz endikasyon almamış. ‘Tedavide kullanılıyorsa zararsızdır’ diye düşünmek yanlış” dedi.

Ayrıca ‘düzenli kullanıcıların üçte birinde’ bağımlılık görüldüğünü söyledi ve şöyle ekledi: ”Bilimsel gerçekler uzun süredir ‘zararsız’ algısını kırmaya çalışan bizim gibi uzmanların elini güçlendirirken, yasanın aceleyle geçirilmesi ve ekonomik gerekçelerle sunulması bu mitleri yeniden popülerleştirme riski taşıyor.”

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, nörolojik hastalıklar, akne, kronik ağrı, şizofreni, kaygı bozuklukları, mide bulantısı, diskinezi, sedef hastalığı, romatoid artrit ve bazı kalp rahatsızlıkları gibi 15 hastalıkta bakanlık onayıyla ilaç formuna getirilmiş ürünlerin kullanılacağını belirtti.

Bilimsel literatürdeyse güçlü kanıtlarla desteklenen tıbbi kullanım alanları sınırlı. Bazı tedaviye dirençli epilepsi tipleri, kemoterapiye bağlı bulantı/kusma, ileri kanser ve AIDS’e bağlı kaşeksi, multipl skleroz ve bazı nöropatik ağrılar gibi durumlarda CBD veya THC içerikli ilaçların faydalı olabileceği bildiriliyor.

Fakat CBD formülasyonlarının yan etkileri var. Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) konuyla ilgili açıklamasında tıbbi kenevir, yani marihuana kullanan hastaların en çok baş dönmesi, ağız kuruluğu, bilinç bulanıklığı ve öfori (sebepsiz, aşırı mutluluk) yaşadığı belirtiliyor.

Evren, tıbbi amaçla reçete edilen ürünlerin bile yüksek dozlarda veya kontrolsüzce kullanılması halinde bağımlılık davranışını pekiştirebildiğini hatırlattı: “Dolayısıyla ‘tıbbi kenevir bağımlılık yapmaz’ demek ve henüz endikasyon almadığı tanılarda kullanılacağını söylemek bilimsel değil. Kontrollü doz ve hekim takibi olmazsa zaten tüm kontrole tabi ilaçlarda risk var.”

Türkiye Psikiyatri Derneği, tıbbi kullanım alanlarının ve dozlarının uygun protokollerle belirlenmesini, olası yan etkiler hakkında kamuya açık bilgilendirme yapılmasını ve tıbbi kullanımın keyif verici kullanımdan farklarının açıkça vurgulanmasını öneriyor.

Ayrıca kanıta dayalı kullanım alanlarının dar tutulması ve sıkı denetim mekanizmaları kurulmasını talep ediyor.

Psikoz, şizofreni, depresyon ve kalp krizi riski artıyor

Söz konusu kanun, kenevirden elde edilen sağlık destek ürünlerinin ve kişisel bakım ürünlerinin eczanelerde satılmasına izin vererek kapsamı geniş tuttu.

TTB’yse keyif verici kullanımı teşvik edecek geniş bir ‘kenevir piyasası‘ yaratılmaması gerektiğini, aksi halde kenevir kullanımının kısa vadede bilinç bozukluğu, halüsinasyon; uzun vadede ise bağımlılık, intihar eğilimi, psikoz, şizofreni, depresyon ve kalp krizi riskini artıracağını vurguluyor.

Peki ‘atılan taş, ürküttüğü kurbağaya değecek mi?’ 

Evren bu soruyu şöyle yanıtladı: “İyi tasarlanmamış bir sistemde muhtemelen hayır. ABD ve Kanada’daki deneyimlerden öğrendiğimiz üzere, serbestleşme sonrası özellikle gençlerde esrar kullanım bozukluğuyla ve psikozla ilişkili acil servis başvuruları arttı.

Ekonomik getiriler toplum sağlığındaki bozulmanın bedelini ne yazık ki karşılayamaz. Süreç bize gösteriyor ki, bırakın iyi tasarlanmayı, kasalarımız nasıl dolacak hesabından başka bir şey yapılmamış.”

Sağlıkta şiddetin konusu olabilir

Marihuanayla ilgili bu yeni döneme dair endişelerden biri de, hekimlere reçete yazmaları için baskı yapılması.

Evren bu konuda da kaygılı: “Bağımlılık davranışının doğal parçaları olan dürtüsellik ve hekimden ‘ilaç’ talep etmek, zaten kliniklerimizde sık karşılaştığımız bir durum.

Yasa toplumsal algıyı ‘doktor reçete etmeli’ yönünde değiştirdiğinde, hekimlere baskı artacak. Reddedilen taleplerse şiddet riskini yükseltebilecek.”

Ülke deneyimleri: Esrara bağlı şizofreni vakalarında artış var

Marihuanayı serbest bırakan ülkelerin deneyimleri bu sürecin ‘masum‘ olmadığını gösteriyor.

Kanada’da 2006-2022 dönemini inceleyen bir çalışmaya göre kenevir kullanım bozukluğuyla ilişkili yeni şizofreni vakalarının oranı yasallaşma sonrası yüzde 3,7’den 10,3’e yükseldi.

Ayrıca şizofreni vakalarında kenevir kullanım bozukluğu görülenlerin oranı yüzde 7’den yüzde 16,7’ye çıktı.

Birleşik Krallık ve Hollanda’da yüksek THC içeren ‘skunk‘ gibi hibrit türlerinin yaygınlaşmasıyla psikotik bozukluk görülme sıklığının arttığı bildiriliyor.

Dahası, ABD’de Kolorado ve Washington gibi eyaletlerde acil servis başvurularında kenevirle ilişkili anksiyete, psikotik reaksiyon ve kazalar önemli ölçüde arttı.

Çalışmaların bir kısmı genel şizofreni insidansının (yeni vaka oranı) yükseldiğini göstermese de, marihuana bağımlılığının arttığını ve özellikle genç erkeklerde şizofreni vakalarının büyük bölümünün kenevir kullanımıyla ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor.

Hekim ve eczacılar ‘torbacı’ mı olacak?

Evren ülkemizin en önemli sorunlarından birinin denetim eksikliği olduğunu vurguladı: “Ben reçete etmesem bile hastaların istedikleri renkli reçeteli kontrollü ilaca ulaşabildiğini gördüm.

Hekimler ve eczacılar da isteyerek ya da istemeden, yani kandırılarak ‘torbacı’ konumuna getirtilebiliyorlar.

Kenevir yasa teklifinin torba yasaya son anda eklenmesi, meslek örgütleri ve bağımlılık alanında çalışan uzmanların görüşü alınmadan geçirilmesi demokratik süreç açısından da sorunlu görünüyor.

Türkiye Psikiyatri Derneği, tıbbi kenevir kullanımıyla ilgili verilerin toplanacağı, bağımlılık riskinin ve sosyoekonomik sonuçların düzenli takip edileceği bilimsel komisyonların oluşturulmasını öneriyor.

Bu öneriler yasada yer almadan uygulamaya geçilirse ileride telafisi güç sorunlarla karşılaşabiliriz.”

Geri kalmış ülkeler serbest bırakmada neden bu kadar hevesli?

Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çağatay Güler, söz konusu serbestinin marihuanayla ilgili tutuklamaları ve hapis cezalarını azaltacağını, satışlara bağlı vergi geliri sağlayacağını, tarım, perakende ve üretim sektörlerinde ‘yasal işler‘ yaratacağını söyledi: “Geri kalmış ülkelerin Kanada, Uruguay, ABD (çeşitli eyaletler) ve Hollanda gibi gelişmiş ülkelere özenerek serbest bırakmaya heveslenmelerinin nedeni bu.”

Fakat yasallaştırmak özellikle gençler arasında eğlence amaçlı uyuşturucu kullanımını normalleştirebiliyor. Güler ABD’de görüldüğü gibi saldırgan (agresif) pazarlamanın savunmasız toplulukları hedef alarak etkileyebildiğini hatırlattı: “Yasallaştırmaya rağmen fiyat farklılıkları, yasal perakende kısıtlılığı, mevzuat boşluğu vb. nedeniyle yasadışı kenevir pazarları devam ediyor.

Sözgelimi tahminlere göre Kaliforniya’da yasadışı satışlar hala pazarın yüzde 50’sinden fazlasını oluşturuyor.

Farz edilen ekonomik yararlar sadece esrar-kafe zincirlerinin hazırlığını yapanların iştahını kabartırken; zaten eşitsizlikler nedeniyle marjinalleşmiş toplulukların yasal pazara girmelerini engelleyecek.

Sonuçta yaptığınız iş ürküttüğünüz kurbağaya değmeyecek. Eczacıları torbacı haline getirecek. Halk sağlıkçıların içi kan ağlarken toplumda onulmaz yaralar açacak.”

Marihuana psikoz ve şizofreniyi tetiklebiliyor

TTB de kenevir teklifine karşı uyardı: Birkaç hastalıkta sınırlı etkisi var