MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) omurgasını oluşturan YPG’nin süreci ağırdan aldığını belirtip ekledi: “Gelişmeleri sakatlama arayışı kabul edilemez bir çirkefliktir.”

Suriye’nin geçici cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yla, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, 10 Mart’ta SDG’nin ‘Suriye ordusuna entegrasyonu’nda anlaşmıştı.
Fakat taraflar arasında ABD ve Fransa öncülüğünde yürütülen görüşmelerde henüz bir ilerleme sağlanamadı.
Dün Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani, Paris’te bir araya gelmiş, SDG’yle Şam yönetimi arasındaki müzakerelerin sürmesi konusunda mutabık kalınmıştı.
Gündemine YPG’yi alan Bahçeli ise PKK lideri Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısına uyulması gerektiğini belirtti: “Terörsüz Türkiye’nin menziline adım adım yaklaşılırken YPG/PYD’nin süreci ağırdan alması, gelişmeleri sakatlama arayışı kabul edilemez bir çirkefliktir.”
İsrail’in sonunu hazırladığını öne süren Bahçeli “Ankara’nın ve Türkiye’nin güvenliği en yüksek hassasiyettir” diye de ekledi.
MHP liderinin açıklaması şöyle:
‘İsrail’in sonunu hazırladığı açık’
* Terör devleti İsrail’in Gazze’ye gıda ve su ulaşımını engellemesi eşi ve benzeri görülmemiş kana susamışlıktır.
* Bölgesel ve küresel barış görüşmelerinin ana üssü olan, savaşan veya çatışan tarafları müzakere ve mutabakat masasına çekme muvaffakiyeti gösteren Türkiye’nin; aktif, atik, atılgan ve çok boyutlu diplomasi kanalıyla Gazze’ye insani yardımların sevk edilmesinde öncü rol oynaması kaçınılmaz bir insani ihtiyaçtır.
* İslam ve Arap ülkelerinin Gazzeli çocukların feryat figanlarına sessiz kalmaları, en azından harekete geçmekte oldukça gecikmeleri ne yazık ki utanç duyulacak bir samimiyetsizliktir.
* İsrail’in sonunu hazırladığı açık ve ortadadır.
* Geride kalan 20 ay içinde 5 ülkeye saldıran, devamlı alarm durumunda bulunan, insani, hukuki ve vicdani değerlerden bütünüyle sıyırılıp ayrılan İsrail’in hem bölgemiz hem de küresel sistem içinde tahammülü mümkün olmayan bir sınıra dayandığı da bir başka gerçektir.
* Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sarsmanın yanında sosyal ve toplumsal dengesini bozucu müdahalelerin orta yerine konuşlanan İsrail hükümetine, inanıyorum ki en ağır faturayı savaş karşıtı İsrail toplumu kesecektir.
* Netanyahu akıttığı kanların hesabını damla damla verecek, aldığı ahların hitamında hayatı boyunca rezil rüsva olmuş bir soykırımcı olarak anılacaktır.
* Bu gelişmeler yaşanıyorken Fransa’nın Filistin’i tanıyacağını açıklaması son derece saygın bir karardır.
* Dileğimiz bu cesur, isabetli, hakbilir ve haktanır kararların dalga dalga yayılması, soykırım şebekesi İsrail’in hür dünyadan soyutlanması ve dışlanmasıdır.
‘Tarihi bir yanlış’
* Suriye’de SDG kisvesine bürünen YPG/PYD’nin 10 Mart 2025 mutabakatına hala riayet etmemesi, hem Şam yönetiminin hem de ülkemizin güvenliğini tehdit eden temas ve faaliyetlerini ara vermeden sürdürmesi tarihi bir yanlıştır.
* Ve bu yanlıştan derhal dönülmeli, Paris’te yapılan görüşmelerde gündeme geldiği üzere 10 Mart mutabakatına harfiyen uyulmalıdır.
* Ardı arkasına patlayan skandallarla çalkalanan ABD yönetimi ise tavşana kaç tazıya tut politikasından vazgeçmeli, el altından sürdürdüğü İsrail havariliğini sonlandırmalı, YPG/PYD’nin tasfiyesine dürüstçe destek olmalıdır.
* Terörsüz Türkiye’nin menziline adım adım yaklaşılırken YPG/PYD’nin süreci ağırdan alması, gelişmeleri sakatlama arayışı kabul edilemez bir çirkefliktir.
‘Milliyetçi Hareket Partisi için dikkate alınması gereken asıl çağrı İmralı çağrısı’
* PKK’nın kurucu önderliği tarafından 27 Şubat’ta yapılan ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ örgütün tüm bileşen ve yapıları için bağlayıcı ve geçerlidir. Milliyetçi Hareket Partisi için dikkate alınması gereken asıl çağrı bahse konu İmralı çağrısıdır. Hiç kimse suyu yokuşa akıtacağı zehabına kapılmamalıdır.
* Bir yanda ülkemiz diğer yanda bölgemiz terörden arınacak; birlik, dirlik ve kardeşlik barışçıl bir atmosferde kökleşecektir. Tarihi geriye sarmak hayal ötesi bir beklentidir. Artık terörizmle geçirilecek bir anımız kalmamıştır.