Selin Nakıpoğlu: Cemil Koç, Esra'ya 'İfadelerini satır satır okuyorum, kardeşini bulamayacaksın' demiş

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz maruz kaldığı şiddetten ötürü eski polis memuru olan Cemil Koç’tan ayrılmak istedi. Cemil Koç karşı çıktı, Ayşe’yi darp ve tehdit etti. Ayşe, eski polis memuru olan Cemil Koç tarafından canice katledildi. Cesedi 13 Temmuz’da, Eyüp Sultan’da cesedi valiz içerisinde yol kenarında bulundu.

Şüpheli Cemil Koç, 2024’te polislikten ihraç edilmiş. Uyuşturucu kullanmak, gasp ve ölüme sebebiyet vermek gibi suçlardan sabıkalı, suç ile iç içe geçmiş bir erkek.

Ayşe’nin daha önce de Cemil Koç tarafından tehdit edildiğini ve şiddete maruz kaldığını söyleyen Esra, kardeşi hayattayken defalarca polisten yardım istemesine rağmen hiçbir önlem alınmadığını ifade etti. Esra; bir başına uğraşmış, çalmadığı kapı kalmamış. Polise gitmiş, adres vermiş, kurtarın demiş. Ciddiye alınmamış. Ezcümle, Esra’ya yıldırma politikalarının hepsi uygulanmış.

Polis yalnızca görevini ihmal etmekle de kalmamış, Ayşe’nin kardeşinin ifadesini failin eline geçirecek şekilde davranmış. Cemil Koç, Esra’ya “İfadelerini satır satır okuyorum, kardeşini bulamayacaksın” demiş. Şüphelinin eski polis olduğu için Ayşe’nin kardeşinin ifadelerine ulaşması akıl alır gibi değil. Bu yalnızca bir güvenlik açığı değil, aynı zamanda bir kadın düşmanlığıdır. Kadın beyanının değersizleştirilmesi, yaşam hakkının yok sayılmasıdır.

Organize şekilde suçluyu kayıran her polis memuru yargılanmalı ve açığa alınmalıdır. Cemil Koç, devletin kolluk kuvvetleriyle olan geçmişi nedeniyle hâlâ kayırılmakta mıdır? Yahu biz kime güveneceğiz? Korunmak için gittiğimiz karakollara mı, yoksa ifademizi failin eline ulaştıranlara mı?

Bu sistem kadınları baştan aşağıya savunmasız bırakmaktadır. Erkek adalet değil, gerçek adalet derken tam da bu durumu kastediyoruz. Şüpheli Cemil Koç polislikten ihraç edilmiş bir sabıkalı. Ağır suçlarla anılan bu kişinin sokakta serbestçe dolaşıyor olması başlı başına bir güvenlik skandalıdır. Ayşe’nin katli, aynı zamanda devletin ihmaller zincirinin de bir sonucudur.

Ve bir gerçek daha var: Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkmenistan uyruklu Ecegül Övezova’nın ölümüne ilişkin de Cemil Koç hakkında soruşturma başlatmış. İsteyince oluyormuş değil mi? Aynı adam! İki kadının şüpheli ölümü! Yalnızca bir tesadüf mü?

Bu nasıl bir cezasızlık zinciridir? Bu nasıl bir kurumsal körlüktür? Ve bu nasıl kötülüktür?

Selin Nakıpoğlu’nun yazısı