Hürriyet yazarı Akif Beki'den 'dev hizmet': Bir yandaşın bilmesi gereken her şey

 

Hürriyet yazarı Akif Beki, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ‘ilan-ı aşk etmesi’yle tanınan, son olarak “Anam, babam, eşim çocuklarım Erdoğan’a feda olsun” diyen ‘medyacı’ işadamı Ethem Sancak’ı “Yandaşlığın bittiği yerde yanaşmalık başlar, bilesin” diyerek eleştirdi.

Doz aşımı

ethem sancak

Bugünkü köşe yazısına, yandaşlığın aleni olması ve belli değerler içerisinde olması şartıyla, herkese ‘anasının ak sütü gibi helal’ olduğunu yazarak başlayan Beki, sözü geçtiğimiz günlerde Erdoğan’a duyduğu aşkı Şems ile Mevlana’nın ilişkisine benzetip “Tanıdıktan sonra gördüm ki, böyle bir ilahi aşk iki erkek arasında olabiliyor” diyen Sancak’a getirdi.

‘Yandaşların behemehal sakınması gereken haller’ olduğunu aktaran Beki, isim vermeden Sancak’ın ifadelerinin doz aşımı olduğunu yazdı.

Beki, Sancak’a ithafen, “Başbakana ya da cumhurbaşkanına ilanı aşk etmek, adına ‘ilahi aşk’ demek, Şems ile Mevlana’nın ilişkisine benzetmek… Sahabenin peygamber için kullandığı ‘Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah’ gibi övgü ifadelerini güç sahiplerine uyarlamak… ‘Anam, babam, karım, çocuklarım sana feda olsun’ demelere vardırmak hep bu baba girer. İşte bunlar yandaşlığın harcı değildir. Aksine yandaşlığın bittiği yerdir burası. Yandaşlığın bittiği yerde ise yanaşmalık başlar, bilesin” ifadelerini kullandı.

Kantarın topuzunu kaçırırsan işin ciddiyetini bozarsın

akif beki-ethem sancakSancak’ın mübalağaya kaçarak yandaşlığın adabına ters hareket ettiğini kaydeden Beki, “Yandaşlığın dili, yöntemi, üslubu olamaz. Kantarın topuzunu kaçırırsan işin ciddiyetini bozarsın. Yandaşlığı mübalağa edersen, mübalağa ettiğin ölçüde gülünçleşirsin. Ahalinin gözünde karikatür haline gelirsin” uyarısında bulundu.

Yandaşlığın ciddi bir iş olduğunu, laubalilik kaldırmayacağını da yazan Beki, Sancak’a sert eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Abartıya kaçarsan sadece kendine fenalık etmiş olmazsın; sözü de, yandaşlığı da, tuttuğun yanı da değersizleştirirsin. Kendini yerin dibine sokarken yaranmak istediğini de aşağı çeker, batırırsın. Sen rezil olduğunla, yandaşlığı da berbat ettiğinle kalırsın. Yandaşlıkla cıvıtmayı birbirine karıştırmamalısın. Dilin ne kadar vıcıksa sen de o kadar cıvıklaşırsın. Cıvıttıkça, senle bir yanda duranı bile yandaşlığından utandırırsın; kambur olursun sırtında diğerlerinin, birlikte aynı kareye girmek dahi taşınamaz bir kusur olup çıkar.”

‘Yandaşlığı ayağa düşürmeyeceksin’

Beki, yandaşın yanaştığı yerde herkesten çok yandaşlığa soyunmaması tavsiyesinde de bulunarak, “Ayağa düşürmeyeceksin. Lafını bilmez de yandaşlığı ayağa düşürürsen yük almaz, yüke dönüşürsün” demeyi de ihmal etmedi.

Ancak Beki’nin belki de en dikkat çekici tavsiyesi, tarafını değiştirmek isteyenlere yönelik sözleri oldu. Beki, bu kişilere şu tavsiyede bulundu:

“Bir hikâyeden başka bir hikâyeye transfer olmak hakkındır. Fakat birincisi; dikkat et, hikâyen hep bu hikâyeden şu hikâyeye zıplamak şeklinde olmasın. İkincisi de geçtiğin her hikâyede jet hızıyla yükselmeye göz dikmeyesin. Sonra geçiş sebeplerin konusunda suizanna kapı aralarsın.”